Elanın Uydusu Ece

Just another WordPress.com site

Dişi Yakarış

Dişi Yakarış

Moonwalker eğilmesi

Karate Kid 8.5

Çok süper maceralı yolculuktan sonra Side’de 4 gün geçirdik. Bu sürede Ela hanım bolca denize girdi. Keyfimize baktık. Baba insan yine çalışmak zorunda kaldığı için baya bi süre yanımızda değil bilgisayarı ile beraberdi ama olsun yine de Ela ile baya vakit geçirebildi. Beraber havuzlara girdiler, daha çok yakınlaştılar.

Bu arada tüm yaşı büyük insanlardan Ela’nın üşüyeceği, hasta olacağı ile ilgili azarlar yedim.
Buna yoldan geçen simitçi ve Alman bir teyze bile dahil… Hatta iskelede balık tutan bi adam öğlen saatinde herkes mayolu iken Ela çıplak dolaştığı için bana “bu çocuk üşür” dedi. Ben dumur kardeşim bu sıcakta manyakmısınız neden bu çocuğun başına güneş geçer, sıcaktan koruyun diyen yok.. Bir de “ayakları çıplak gaz yapar” diyenler var. Bir kere bu çocuk ayağında ayakkabı tutturmuyor, ben giydiriyorum o çıkarıyor, ikincisi ben manyakmıyım bebeğimi hasta etmek isteyim. Hem size ne… İnsanlar delirmiş. Üşütme çılgınlığı plaja bile vurmuş. Çok fena içime daral getiriyorlar. Sanırım yakında ağır konuşmaya başlıyacağım. Herneyse.
Side’den sonra fotoğraftaki Adrasan’daki cennete geldik. Burayı internetten bulmuştum. Her zaman olduğu gibi 8000 tane yorum okuyarak burayı seçtim ama gerçekten iyi bir seçimmiş. Club Sun Village Adrasan’da ormanın içinde sakin bir tatil köycüğü vari butik otel. Ahşaptan evler büyük bir alana açılıyor ve bu bahçe de havuzlar da çok güzel. Gece olunca çok sessiz oluyor yani bebekle gitmek için çok hoş biryer. Ve yemekleri ve hizmet harika. Bir kere açık büfe olmadığı için yemeklerin lezzetleri tartışılmaz sanırım kilo problemime biraz sekte uğrattı burası. Hizmet de ayrı güzel. Neyse bu gereksiz reklam sanırım hala orda olmayı istediğimi gösteriyor.
Çok sakin bir tatil geçirmemize rağmen son 2 gündür Ela tam bir dişi yakarış durumuna geçti. Çok güleryüzlü bir bebek olmasına rağmen huysuzluğu tavan yaptı. Neye yoracağımı bilemiyorum ama kendisine yardımcı olmaya çalışıyoruz. Bunun yanında algılarında bir atlama oldu diyebilirim. Bu 1 haftalık tatilde söylediği kelimeler çok arttı. Tam bir taklit olayına girdi.
Altı, Bir, Cadı, geldik, bitti, bebek kelimelerini çok şirin bir şekilde söylemeye başladı. Havuza ve denize girdiğinde gereksiz özgüven gösterdi. Elimizi falan itip kendisi yürümeye çalıştı. İlk kez bir köpeği sevme cesareti gösterdi. Özet olarak uzun zamandır çekirdek aile olarak yapamadığımız tatili yaptık.. Çok da güzel oldu.

Bu dişi yakarış yüzünden dönüşte bir maceraya atılmaya cesaret edemedik. 2000 metreye çıkmaya cesaret edebiliyoruz ama bir çocuğun huysuzluğu gözümüzü korkutuyor. Bu çocuklarda acaip bir güç var. Korktuğumuz kadar varmış. Giderken gıkını çıkarmayan melek kızımız dönüşte arızaya geçti. Zorlu bir yolculuktan sonra evimize geldik. Umarım sadece psikolojik olarak zor bir gün geçirmiştir, her yolculuktan sonra çocuklar hasta olur sözünü doğrulatmasını istemiyorum.

Bir kitabı sevmediğim o kitabın sayfalarını atlamamdan belli olur. Acaba sonrası iyimidir diye bu kitaba bir şans vermeye çalıştım. Ama çok dandikti. Bir de çok satanlar arasında, ben bir halt anlamadım. Elmasçıları mı anlatıyor, nasıl para kazanılır onu mu bilemiyorum.. Beni acaip baydı. 1 günde elimden attım. Önermiyorum.

Eylül 26, 2009 Posted by | 15.ay, Bebekle Gidilecek Mekan, Kitap, Tatil | 4 Yorum