Elanın Uydusu Ece

Just another WordPress.com site

Yaratmaktan Korkmak

Bugün bir yaratıcı proje hakkında bir blog okuyordum, ve gördüm ki bazı insanlar sevmiş bazıları sevmemiş (e çok normal dimi) ve merak ettim de sevmeyen insanlardan gelen yorumları okuyunca farkettim ki bu insanlar beğenmediklerini yazmak yerine daha iyi birşey yaratmak hakkında yazmıyorlar. Hiç fikir yok çünkü sadece beğenmemek var. Ya da beğendim yazmışlar ama neden beğendin, dünyayı nasıl değiştirebilir bu da yok. Bir zamanlar bir grupda başkanlık ederken çok fazla karşıma çıkardı. Birisi bir fikirle ortaya çıkar. Bazıları (genelde aynı hazımsızlar) “bence öyle yapmayalım” der. “Peki nasıl yapalım abla?” Cevap: “Bilmiyorum”. Aman senin dediğini yapmayalım da, ne yaparsak olur hesabı. Çok sinirlenirdim.

Fakat sonra insanlar neden böyle şeyler yapar ve söyler onu da anladım. Birşeyler yaratmak çok zor. Kendinden emin olmak ve kaynak gerektiriyor ki bu ikisi kolay ve doğal olarak tepeden inmeyen iki şey. Aynı zamanda kimliklerimizi bulmak için, filmler ve kıyafetler deneyip, kim olduğumuzu bulmak için de bir zaman var.

Belki de enerjimizi eleştirmeye harcamamalıyız, daha iyiyi yaratmakla sevmediğimiz meydan okumayı kabul etmeliyiz. Ve bunu yaptıktan sonra, farkediceğiz ki daha önce eleştirdiğimiz gibi birşeyi yaratmak ne kadar zor.

Şimdi veya sonra, yaratmak zorundayız. Biriktirdiğimiz sevdiklerimiz ve sevmediklerimizle gidip birşey yapmalı, bunları hikayelere, şarkılara, ailelere ve bahçelere ve şirketlere çevirmeliyiz.

Bu tip şeyler küçük başlar, nasıl bir çocuk bir kartopunu yuvarlar da birinin ilgisini çekip ona yardım etmek isteyinceye kadar büyütür, sonra top büyür de büyür ve sonra başkaları da motive olur ve sopa, kömür, havuç ve atkı getirir.

Fakat kardanadamlar çok da salaktır. Hemen erirler. Öyleyse neden deneyelim ki. Karar sizin. Kardanadamınız erise bile deneyecek misiniz?

Ocak 9, 2011 Posted by | ciddi konu | 2 Yorum