Elanın Uydusu Ece

Just another WordPress.com site

Ece yarım yaşında


Sevgili Ece;

6 ay önce bugün, hayatımıza girdin. 

O günden beri, herşeyimiz değişti. Ama ben senden önce nasıldı yine hatırlayamıyorum. Buna da anneliğin hediyesi diyorum. Her çocukdan önceki halini hatırlamıyorsun ki ”Allahım ben ne yaptım” demeyesin.

Bu ay çok değiştin. Dökülen saçların yerine yenilerini doldurmaya başladı. Ablanın saçını kesme denemelerinden sağlıkla kurtulabilirsen yaşına girdiğinde güzel saçların olacak sanırım. Daha uzun ve daha ağırsın ve artık daha hareketlisin.

Yeni bir seyahat şekli buldun. Dönerek, kıvrılarak, kendini ittirerek ilerliyorsun. Karnının üstünü daha çok seviyorsun. Sanırım farklı bir bakış açısı kazandığından.

Birkaç sefer seni biryere koyup gittik ve geri döndüğümüzde başladığın yerden 1.5 metre falan ötedeydin. Genelde biryerde sıkışıp kalıp hoşnutsuzluğunu acı feryadınla belli ettiğinde gelip seni kurtarıyoruz.

Fakat bu ay kazandığın en büyük gelişim oturabilme becerin. Bir gün kendi dengeni sağlayamazken ertesi gün 30 sn boyunca oturabilir oldun.

Küçük filin bu sıralar ağzına aldığın bir sürü şeyden biri. Eline geçirdiğin herhangi birşey – oyuncağın, battaniyen, annenin saçı, Ela’nın eli, şişe, terlik – direk kemiriyorsun.

Büyüklüğün sence bir önemi yok onu anladık. Kendi vücudundan büyük objeleri çekip, kartları doğru oynarsan ağzına tıkıştırabilirsin umuduyla kaldırmanla biliniyorsun.

Bu ay içinde iki de diş patlattın. İki tane inci gibi parlayan dişlerin seni yenidoğan tatlılığından çıkarıp bebek tatlılığına soktu.

Ellerini yemediğin zaman, birşeylere patlatmak için kullanıyorsun. Kolunu kafanın üstüne kaldırıyorsun ve yüzüme ”Anne bak şimdi kontrolümü kaybedeceğim” der gibi bakıyorsun sonra kollarını vahşice yukarı aşağı sallıyorsun. Senden gözümüzü ayıramıyoruz çünkü o kadar hızlı yapıyorsun ki eline geçirebileceğin birşeyi kafana geçireceksin diye korkuyoruz.

Bir oyuncağını bir elinden öbür eline geçirmekte ustalaştın. En favori oyununsa emziğini ağzından çıkarıp evirip çevirip öbür eline alıp başka bir açıdan tekrar ağzına sokmak.

Bu ay artık bütün gece uyumaya başladın. Bana bunu tattırdığın için artık bunu bekliyorum bak. Akşam 19.30’da yatıp sabah 6.30’a kadar bir kere emerek uyuyorsun. Bir anne daha ne ister. Hele de iki çocuklu bir anne. Ablan da çok iyi uyurdu artık birşeyleri doğru yaptığıma nerdeyse eminim. Ama düzeninizi bozmamak için azami gayret gösteriyorum. Gösteriyoruz, hayatımızı ona göre ayarlıyoruz.

Şarkı söylemeyi çok sevdiğini anladık. Özellikle sabahın köründe hortladığında. Ağladığında müzikle susuyorsun.

Bu ay bir kaç katı gıda ile tanıştırdık seni. Elma ve havuç suyunu çok beğendin. Fakat yoğurt deneyip de bütün gece uyanıp ağladığında babandan fırça yiyip oturduk yerimize. Daha küçüksün yoğurt yemesen de olur, nasılsa annenin sütü var. 1 ay daha başka birşey yemesen olur. Ela’ya da 7.5 aya kadar katı gıda vermemiştik. Nasılsa sonra herşeyi yiyeceksin.

Bu yarım yılın nasıl geçtiğine hala inanamıyorum. Seni kocaman bir 6 aylık yapmayı başardık.

6 ay önce senle ilk kez tanıştığımda, seni de bu kadar büyük bir aşkla sevebileceğimi bilmiyordum. Şimde sen de içime işledin. İlk fotoğraflarına bakıyorum da daha 6 ay önce ne kadar mini minnacık bir bebekmişsin. Sen çok değiştin. Ben çok değiştim.

Gülümsüyor, gülüyor ve oturuyorsun. Yardımımızla ayakta durup, zıplamakda ısrar ediyorsun. Eğer ağzından bir ses çıkmıyorsa bu kesinlikle uyuduğun içindir. Gözlerin uyandığın anda pörtlek gibi açılıyor ve uykuyla savaşıp kaybedene kadar kapanmıyor. Ama uyurken çook huzurlu görünüyorsun.

Bazen seni uyurken seyrediyorum ve o zamanlar hep bebek kalmanı istiyorum. Seni tamamen rahatlamış gördüğüm bu anlar en favori zamanlarım. Minik ağzın görünmez birşeyleri emer gibi yapıyor ve küçük göğsünün inip kalkmasını izliyorum.

Karanlıkda farkediyorum ki, siz, ablanla sen, benim tüm hayatımsınız. Sizi mutlu ve güvende kılmak için herşeyi yaparım. Herşeyi sizin için kolaylaştırmak için dünyanın öbür ucuna bile giderim. Sizi hayatın kendisinden bile çok seviyorum. Bir gün ne dediğimi anlayacaksınız. Büyüyünce bir arabayı, bir hayvanı veya bir erkeği sevdiğinizi düşüneceksiniz. Ama bir gün çocuğunuz olacak ve karanlıkta onu uyurken seyredecek ve neden bahsettiğimi anlayacaksınız.

Sevgiler,

Annen

Mart 15, 2011 Posted by | Uncategorized | 1 Yorum