Elanın Uydusu Ece

Just another WordPress.com site

Ela 14 aylık ve Ayamama Öç Aldı…

Resimde görülen komik zat bugün 14 aylık oldu. Kendisi bana hayatımın en hızlı, en komik, en güzel ve en anne 14 ayını yaşattı.. Onu pek sever oldum:) Dün akşam ilk kez bir yemekte 1 saat boyunca (tabii bağlı olarak) mızmızlanmadan masada oturup ona buna göz süzdü. Ha yine ortalığı birbirine kattı ama olsun..
Bugünlerde kendi dilinin kelime haznesi çok genişledi. Digıl digıl denilen bu iki kelimeyi her duyduyu ifade etmekte kullanabiliyor. Kızıyor, gülüyor, manyakca hareket ediyor.. Sonuçta Elaca baya aşama kaydetti.

————————————————————————————————

Dün İstanbul’da yaşananlar için çok üzgünüm. Ama hala ders almıyorlar. İnsan denilen tüketici varlık doğayı dinlemeye başlamadıkça malesef bu felaketler artıcak. Dere yataklarına yapılan yerleşim, kötü altyapının faturasını insanlar canlarıyla ödüyor. Yine de geçmiş olsun İstanbul.. Bu arada Cuma günü daha beter yağıcakmış umarım önlem alıyorlardır.

Leyla Navaro’nun “Beni duyuyor musun?” adlı bu kitabını tavsiye ederim. Kendisi çok yalın bir dille çocuklarla iletişimi anlatmış. Aslında ben sadece çocuğum için değil genel olarak iletişimle ilgili çok dersler çıkardım.. Kitabın tanımı da zaten şu şekilde ” Acı deneyimlere yol açan pek çok sorunun kökeninde, insanların birbirini gerçekten duymaması, duyamaması yatmaktadır. Çünkü sadece söylenen ‘sözcükleri’ duymak, sözcüklerin ardındaki duygu dolu mesajları alamamak, yanıtların da yüzeyde kalmasına yol açar; bu durum ise iletişimin engellenmesi anlamına gelir. “

Dün akşam park caddesinde “Butcher’s” a gittik. PArk caddesi acaip bir hal almış. Sürekli yeni yerler açılıyor. Burdaki rating arttıkça fiyatlar da tavan yapıyor. Yemek çok güzeldi, yani insan bu kadar zevkle yiyebilir ama gerçekten çok pahalı diyebilirim. Yine de parasına değer güzel bir et yiyelim diyen olursa köftesi harika.. Bonfile de yumuşacık.. Bu arada adı üstünde kasap bu etlerden alabiliyorsunuz da..

Reklamlar

Eylül 10, 2009 Posted by | 14.ay, gelişim | 6 Yorum

Patronum 76 cm’lik bir cüce

Ela’nın vücudunda anlamsız kırmızı benekler oluştu. Ateşi de yok. Aldık doktora götürdük. Ne menem bir böcekse bizi yemeden kuzuyu yemiş. Allahdan mikrobik değilmiş. Bir böcük gözüne kestirmesi olayı yani..

Gitmişken boy pos bir muayeneden geçti bizimki. Boyu birbuçuk ayda tam 3.5 cm uzayarak 76 cm olmuş. Hep tiny miny takılırken birden %60’a cıktı persentilimiz.. Deniz güneşin faydasını gözle görüyoruz. Kilosu da 600 gr artarak 9.900 gr olmuş. Yani serpilmiş bizim kız. Zaten kilo olarak kilolu bir bebek değil. Olmasını da istemiyorum, sağlıklı olsun yeter ama tatil baya yaramış bizimkine..
Ela’nın ağzındaki tüm dişler birbiriyle çıkmak için yarışıyorlar. Heryerden bir dişi fırtlıyor. Sayamadım bile.. Bu garip gurup hareketlerini sürekli dişlere bağlıyoruz ama bakalım.

Bunun dışında fena halde grip olduğum için fena halde bayık bir durumdayım.. Patronumun sözünü dinlemekte zorlanıyorum.. Sürekli meme, sürekli attaa.. Aaa benim de bir canım var.. Haklarımı gözden geçiricem.. Annelere de hak istiyoruuuzzzz..

Ağustos 27, 2009 Posted by | 14.ay, Ela, sağlık | 7 Yorum

Sakin bir Tatil!!!

İnsan kendisi hakkında bazı şeyleri 30’undan sonra farkedebiliyormuş. Okumayı çok sevdiğimi biliyordum ama yazmayı sevdiğimi bilmiyordum. O kadar çizmeyle kafayı bozmuşum ki kalemi elime aldığımda daha önce yazmamışım. E okuma ile de çok uzak sayılmaz. Cümlelerle aram iyiymiş. Şimdi alıştım yazmaya tatilde çok özledim.

Ela’nın tek sakin hali (yine de hareketsiz değil)

2 senedir beraber tatil yapamadıgımız cocayla beraber tatile gitme imkanı bulduk. Ailecek birbirimize ve uykuya bol bol vakit ayırma imkanımız oldu. Her sabah erkenden soluğu denizde alıyorduk. Coca Ela ile denize girmeye bayılıyor. Beraber çok güzel vakit geçiriyorlar. Komik oyunlar oynuyorlar. Ela da sanırım ailemizin genel karakterine adapte olup geyik ve espri anlayısına sahip bir çocuk olacak.

Başka bir anne kıyafeti ile

Artık her söylediğimizi anlıyor. Bezini getir diyoruz getiriyor. Geçen gün babası bir trombolinin üstüne bıraktı ve hadi kızım ortaya git dedi.. Ela ortaya gidince nerdeyse soyut bir kavram olan ortayı bilmesine inanamadık. Tamamen taklit moduna girdi, yürüyüşümüzü bile taklit ediyor ki bence çok komik. Çöpe at diyoruz gidip elindekini çöpe atıyor. Bugün ıslak mendilini getir demiş babası içi boş ıslak mendili babasına götürmüş. Ben hala kendi kafamda herseyi anlayabildigini reddediyordum sanırım ama Ela gercekten herseyi anlıyor. Bundan sonra onun yanında onunla ilgili hicbirsey konusmamak lazım. Hemen kullanıyor. Güzel bir tarafı var, herseyi oyunla yaptırabiliyoruz. Doğduğundan beri en keyifli vakitleri şu sıra geçirtiyor bize. En yakın arkadaşları su damacanası, elektrik süpürgesi ve cep telefonu ali. Su damacanası en favori arkadaşı fırsat buldukça üstüne tırmanıyor.
Tatilden kopup neler anlattım ama tatilde biz çok özel şeyler yapmadık. Sadece sakince birbirimize vakit ayırıp Ela ile eğlenmeye odaklandık. Sıcak havayı oldum olası sevmem o yüzden gündüzleri bol bol uyuduk. Ela denize çok alıştı. Geldiğimiz gün kendi kendine beline kadar denize girdi ve sonra çıktı. Temkinli ama cesaretli yapısı ve yapmak istediğinden ağlayıp mızmızlanmadan hiç vazgeçmemesi çok hoşuma gidiyor. Babası ile benim düşmesini, suratına deniz suyu çarpmasını ve daha birçok şeyi önemsemeyip onu yerden kaldırmamamız, herşeyi doğala vurmamız onu da çok rahat yaptı. Çok defa düşüyor ve hemen kalkıp devam ediyor.

Meme Kaçakçısı Ela

Ela yeniden memeye dönüş yaptı. Bir ara dış dünya daha çok ilgisini çektiği için memeyi azaltmıştı. Şimdi kafayı bulana kadar emiyor. Heryerde memme diye çekiştirmesi bazen beni zor durumda bırakıyor ama çok tatlı bir ilişkimiz var. Önümüzdeki aylarda bırakmasını düşündüğüm zaman nasıl yapıcam bilmiyorum ama şu sıra ikimizin de keyfini bozmak istemiyorum.

Tatil bitti eve geri döndük. İnsan evini, yastığını, yatağını şehrini özlüyor. Ben de buraları özlemişim şimdi kaldığımız yerden hayata devam.. Ela’nın uydusu olmuşuz yörüngede takılıyoruz.

Ağustos 23, 2009 Posted by | 14.ay, Tatil | 5 Yorum