Elanın Uydusu Ece

Just another WordPress.com site

İkoncan Ela Naz!!!

Ela Naz Erdoğan Oscar törenlerinde ödülünü alırken.

Ela 16 aylık oldu. Çok gurur duyduğumuz günler geçirdik beraber.
Ela, Oscar konuşmasını yaptığında hepimizin gözleri dolmuştu.
Ela Naz Erdoğan: “Bu performansı gösterirken bana destek olan başta hergün meme verip benle uğraşan annem, sürekli beni ordan atıp burdan tutan babam, elinde kaşık yarım saattir birşey yemedim diye endişelenen ananem, hergün popomu yıkattığım Ayşe Abla, manevi desteklerinden dolayı babaannem, dedelerim, dayım ve halam, Mygym arkadaşlarım, beraber çok güzel günler geçirdiğimiz bebiğim, kuğular, havhavlar, kuğbaalar, me’ler. Herkese geçtiğimiz 16 aylık hayatımda hayatıma neşe kattıkları, beni besleyip büyüttükleri, hergün cıvlamalarımı dinledikleri için teşekkür ederim.” diye açıklama yapmıştı. O gün gözlerimiz çok dolmuştu.

Aşağıda katıldığı çeşitli davetlerde magazin basınına yakalanan bazı kareler görüyorsunuz. Renkli ve sosyal hayatı ile davetlerde boy gösteren ikoncan Ela Naz hanım son grip salgını nedeniyle hızlı hayatına biraz ara vermek durumunda kaldı. “Baharın gelmesini 4 gözle bekliyorum” diyen Ela Naz : “Zaten çok yorulmuştum, bu kış biraz dinlenicem. Bahar ve yaz kreasyonumu hazırlarız annemle, oyunlar oynarız, aktiviteler hazırlarız. Babamla da müzik ve dans çalışmalarıma devam etmeyi düşünüyorum. Bunun ruhuma ve bedenime çok iyi geleceğine eminim” dedi ve ekledi Ela: “Baharda yepyeni bir Ela Naz göreceksiniz. Formumu hergün tırmandığım kanepeler, masalar, damacanalara borçluyum.” dedi.


Kasım 9, 2009 Posted by | 16.ay, Ela, ikoncan | 9 Yorum

Mim’sel Kayıt

Bige bana 2 tane mim şutlamış. Elimden geldiğince dilimin döndüğünce cevaplayacağım.
1. mim

1. Dolabı açtığında hangi renkler daha fazla?
Siyah ve Mavi. İkisini de çok severim.. Mavi çok güzel renk, siyah da çok asil.

2.Alışverişe gittiğinde hangi mağazaya uğramazsan olmaz?
Zara grubu tüm markalara bakarım. Massimo Dutti, Marks & Spencer ve Nike.. Tabii şimdi bir de Zara Kids, Joker, Mothercare’e de bakıyoruz. Cocayla gitmişsek zorla Teknosa ve bilimum teknoloji mağazasına bakıyoruz.

3. Kendini rahat hissettiğin giyim tarzı?
Abiye, haha beni abiyede ben bile görmedim.. Tabii ki spor.

4. Kesinlikle seksi diyebileceğin şeyler?
İnce bir bel, fit bir vücud çuval giyse seksi olur.. Tahmin edersiniz ki kendimi anlatıyorum:)
Ama çok hoşuma giden bir tarz var. Siyah body ve dar kot pantolon beraber çok çekici duruyor.

5.Asla giymem dediğin kıyafetler?
Vatka, tayt üstüne 80’lerin tunikleri. Allahım ben sanırım 80’lerin kıyafetlerinin hepsinden nefret ediyorum. 80’lerde minicik bebe olmama rağmen o çiçekli gömlekler falan aman allahım tüm 80 serisini atmak istiyorum.

6. Fiyatları gereği ulaşılması zor yabancı markalardan beğendiğin?
Abercrombie & fitch, D&G, H&M… Olmasa da olur sanki çok giyermişim gibi ama bakmak hoşuma gidiyor. Kadın ırkının zayıf noktası işte.

7. En fazla yatırım yaptığın sektör?
Sanırım kitap ve Ela ile ilgili şeyler.. Teknolojiye para harcamıyorum, bir eve bir manyak yeter.

8.”Kitap,Film,Spor” hangisini diğerlerinden çok yapıyorsun?
Sanırım en çok film izliyorum ama kitap da çok okuyorum bak bilemedim şimdi. Ama ben bir multitasking manyağı olduğum için kitap ve filmi, film ve sporu, kitap ve sporu birarada yaptığım da çok oluyor. Aynı anda birtek işi yapamama huyum var.

9.Dışarıdayken yemek yemeyi en çok tercih ettiğin yerler?
Num num, Quick China, Sushi Co..

2. Mim
Bloğuna neden bu ismi verdin?
Çünkü doğru ben Ela’nın etrafında dönen uydusuyum.

Bloğuna yazarken star tribiyle olmazsa olmazın var mı?
Evet durup dururken yazamam aklıma bir fikir gelmesi lazım. Ama o fikir nerde gelirse yazarım, yer, durum, saat farketmez. Bugün sabah pencereyi açtık, kuşların ötüşünü içimize çektik, çıktık dolaştık ıvır zıvır akşam da yattık gibi sıradan yazılar yazmaktan hoşlanmıyorum. Bir fikri olması lazım, bence hoş bir içeriği. Gremlinler bugün bize geldi gibi birşey yaşamamışsak. E kendimi çoğu zaman tutamadığım içinde yazmayı düşündüğüm yazı ile yazıyı bitirdiğim şekli kişiliğimden kaynaklı çok farklı oluyor çünkü yazarken bir bakıyorum geyik yapmaya başlamışım.

En son satın aldığın garip şey nedir?
Ben geçenlerde “zıkkımın kökü”‘nü buldum bir aktarda, dayanamadım aldım. Dilerseniz size de bir gıdım vereyim. Herşeye iyi geliyormuş. Bir de bir ara geçi boynuzu almıştım.

Şeker gibi olduğun anlar?
Genelde şeker gibiyim. Ela yanımdayken, onunla oynuyorken. Cocam yanımdayken, akşam birkaç birşey seyredip biraz geyik yapıyorken. Tek başıma gezmeye çıktığımda. Bilgisayarımın başında, yanımda çayım yazı yazıyorken. Sevdiğim bir kitabı okurken, dans izlerken, vs vs.. Ne zaman değilim biliyor musunuz? Son zamanlarda. Griple ilgili kızım için endişelenip napıcağımı bilemediğim zaman, çocukların öldüğünü duyduğum zaman, GDO’lu gıdalarla ilgili konuşmalar dönüyorken bu ara şeker gibi olamıyorum.

Arkadaşım artık sormayın dediğin şeyler?
Kızım bu çocuk üşümez mi?
Hala emziriyor musun? Neden?
Neden tamamen işe dönmüyorsun?

Aynaya baktığında gördüğün şey?
Şimdi ben eskiden aynaları çok severdim ama şimdi sevemiyorum çünkü kendime bakamıyorum. Neden mi. Ela sabah 7′ de kalkıyor evet eşeklik bende, kız güzel uyuyor diye akşam takılıyoruz geç yatıyorum sonra sabah uyanamıyorum. Evet 7 normal insanların kalkıp işe gittiği saat ama ben ben olalı dünyayı o saatte görmemiştim ki şimdi sürünerek uyanıyorum. Bu durumda nasıl kendime bakayım. Bakmazsam da aynaya bakacak isteği kendimde bulamıyorum.
Ama bu yazdıklarımdan mutsuz olduğum sonucunun çıkmasını istemem sadece durum bu’dur. Ben aynı anda süper anne, iyi bir eş ve çok bakımlı kadın olamıyorum. İlk 2’sini elimden geldiğince yapmaya çalışıyorum. Şu sıra işime de geliyor bu rahatlık.

Kendini okutan blog?
Farklı içeriği ile okutan, düşündüren, güldüren veya benim gidemediğim diyarlara gidip oraları yazan.

Bu blog sahibesiyle karşılaşabileceğin yerler?
Normal zamanda Gordion, Cepa, Açık hava parklar, ODTÜ.. Şu sıra bize gelirseniz biz de karşılaşabiliriz.

Ben de Banu‘yu ve Çiğdem‘i mimliyorum. Zamanları varsa cevaplasınlar.

———-
Bugün Ela ile bir ara dışarı çıkma gafletinde bulunduk. Bir böceği dışarı çıkarmak için tüm camları açtım ve camlar geri kapanmadı. Sonra içeriye yağmur yağmaya başladı. Ela çıldırdı ve korktu ikimiz de üşüdük ve çığlık atmaya başladık sonra dışardaki herkes içeriye ruh hastasıymışız gibi bakmaya başladı. Sileceklere deli gibi basmaya da devam ettim çünkü göremiyordum sonra anladım ki iç pencereye dolan sular yüzündenmiş. Sonra nasıl olduğunu anlamadım bir şekilde eve geldik.. Ve pencereler kapandı.. Pek dışarı çıkmasak gerçekten de iyi olacak.

Kasım 4, 2009 Posted by | 16.ay | 1 Yorum

Aristokrat Ela


Biz aristokrat bir aileyiz. Elimizden birşey gelmiyor soyumuz asillerden geliyor:) Öyle herkesin çocuklarına yaptırdığı aktiviteleri yaptırırken kızımıza yok irmik, yok kum kullanamayız. Çünkü saray gibi bir evde yaşıyoruz burada 17 oda var her odanın temizliği kolay mı sanıyorsunuz siz.
3 kişi 4 günde temizliyorlar evimizi. Bitiyor başka bir ekip tekrar temizliğe başlıyor. Konuklarımız eksik olmaz hafta sonları bahçede golf turnuvaları yaparız. Arkadaşlarımızın çocukları Ela’nın havuzuna girip çıkar. Bizim havuza çocukların girmeye izni yok çünkü çok derin 7 m falan. Ben bu havuzda çok eskiden beri içimde kalan tüpsüz dalma denemelerimi gerçekleştiriyorum. En son geçen gün kafamı çarptım çok başarılıyım.


Ela hergün sütle banyo yapıyor yaparken de yutuyor herhalde yoksa kimse bu kadar güzel uyumasını açıklayamıyor. Bahçede 3 tane köpeğimiz var, ikisi golden biri labrador. Köpeklerim İngilizce ve Türkçe havlıyabiliyorlar. Çok akıllılar. IQ’larını ölçtürdüm bir tanesi benden bile zeki. Bir tane de kedimiz var, cins Ankara kedisi, zaten bakınca anlayabiliyorsun bir gözü mavi diğeri de mavi, o da barbunya ayıtlayabiliyor. Bahçemizdeki minik ormanda çeşitli papağan türleri, Ela’nın bindiği midillilerimiz var. Ela arkadaşları ile hafta sonları midillilere binmeye başladı. Arada kıskançlık olmasın diye de 5 tane aldık. Eğer benimle iyi geçinirseniz sizi de
çocuğunuzla birlikte çağırabiliriz.

Ankara yakınlarında bir gölümüz var. Cocam bu gölü balık avlama aktivitesini gerçekleştirmek için satın aldı. Hafta sonları gidip burada arkadaşları ile balık avlıyor. Balıkları başka kimse avlayamıyor, sadece cocam ve izin verdiği arkadaşları. Öyle herkesin gittiği göle, nehire gidemez cocam. Kalabalıkdan hiç hoşlanmaz.
B.Ö.E aktivitesi yapmak istiyorum dedim. İrmik falan çok seviyormuş bebekler. Cocam “aaa olmaz dedi”, ben kızıma bir kova balık tutarım önüne koyarız oynar. Ağzına burnuna bakar tanır balıkları dedi. Tamam dedim bu bizim klasımıza daha çok uyar. Babası gelince Ela hanımın önüne bir kova balık koyduk.. Çok sevindi Ela. Sonra başladı balıkları tanımaya. Burası yüzgeci, burası ağzı, burnu derken tuttu elinden kaydı.

O gün gerçekten çocuklar gibi şendi.
Ama dur bakalım o zaten bir çocuk haha ben de çok alemim dimi. Yalnız çıtayı çok yükselttik dur bakalım bundan sonra ne aktivite yapabilicez bu çocuk artık durmaz. Her tuttuğu hayvanı eve getirmek istiyor zaten. Ama biliyor musunuz çok içten çocuk geçen gün bahçedeki kediye börek yediriyordu. Bu çocuk hiç bizim gibi değil kanına halk kanı karışmış napıcaz bilemiyorum. Yarın bi gün irmik de isteyebilir hazırlıklı olmalıyım. Siz nerden alıyordunuz irmikleri.

Kasım 2, 2009 Posted by | 16.ay, Aktivite, ikoncan | 10 Yorum

Bütün Kızlar Toplandık !!!


MyGym grubumuzdan Meral büyük bir cesaret örneği göstererek 15-19 aylar arasında beş minik canavarın ve annelerinin olduğu bir grubu evine davet etti. Sen misin davet eden biz de elimizden geleni yaparız ve heryeri dağıtırız. Gün sakin başlıyormuş gibi görünse de sen bu görüntüye aldan maa.. Meral ve Melisa malikanesine ilk biz gittik. Melisa ile Ela önce tatlı tatlı birbirlerine üzüm yedirdiler. Hani 2 az 3 çok derler ya Duru ve Bige gelir gelmez aksiyon başladı. Hemen hafif itişmeler, çadır eve ben giricem hayır sen dışarda kallar falan ama yine de uzun süredir beraber MyGym’e gittiklerinden artık birbirlerini tanıyan ekip yaşlarından beklenmedik şekilde fazla hasar olmadan birarada oynadılar.
İlkiz ve Beren, Melek ve İpek de gelince tam oldu kızlar takımı başladık aktiviteye. Ama Meral acaip hazırlanmış. Bir dahaki sezon Mygym yerine Meral’e götürelim diyorum çocukları. Çocukların yapmadığı aktivite kalmadı. Öncelikle ben Ela’ya çikolata vermiyordum ya. Ela orda çikolatayı bulmuş. Sonra da bir güzel eller, ayaklar, yanaklar, kulaklar çikolataya dalmış. Eh napalım artık düşünür o gün yediğim neydi neden bizim evde hiç yok diye. Birtek bizim canavar yemedi tabii hepsi çikolatayı mideye indirince artık tutabilene aşkolsun. Enerji patlaması.

Meral önce tepsiye irmikleri getirdiğinde hepsi birden tamamen daldılar irmiğe. Ama tabii bu ay çocuklarının ilgisi ne kadar sürebilir ki 15 dk sonra heryeri dağıtıp kalktılar. Bu arada sevgili Meral, Melisa’nın odasından oyuncakları teker teker getirecekti ama tabii ki Ela Hanım bu görevi bırakmadı iki dakikada bir Melisa’nın odasına gidip bir oyuncakla dönüp salondaki kabalığı artırıyordu.

Onlar oynadıkça bizim neşemiz arttı. Çok komik görüntüler yakalamaya başladık. Meral’in getirdiği kutuya Ela balıklama dalınca öbürleri de durmadı tabii. Kutuya Melisa, Ela ve Duru üçlüsü her kombinasyonla beraber girme başarısını gösterdiler. Bu arada İpek yemek yedi, Beren de İlkiz’e yapışık onları seyretti. Sonraları Beren de açıldı. En son ütüsünü alanlara kızdığını gördüm. Bilimum gelen kutu ve sepet türü şeylere kucak kucağa binen kızlar artık hareketlerini ayyuka çıkardı. Ela zaten böyle zamanlarda kendinden geçiyor ve kesinlikle gözü beni görmüyor. Olsun bireysel davranması hoşuma gidiyor. Mandal oyunu, baloncukları ağızlarına alma, birbirlerine kafa göz dalmakdan sonra en son Meral’in, bizimkiler içindeki su oyuncakları ile oynasınlar diye getirdiği yerden yüksekliği 1 cm olan suya Ela Hanım dalarak bütün vücut ıslanmayı başararak artık benim enerjimi tüketti. Resimlerde görüldüğü gibi defile yapmak için 3 çeşit kıyafet değiştirmedik biz. Önce çikolata ile sonra suyla yıkanarak elimdeki kıyafet stoğunu yine tüketti Ela Hanım.
İçtiğim birkaç çayı hatırlıyorum çok eğlenceli bir gün geçirdik. Çünkü çocuklar tam 3 saat durmadan oynayarak bizi kahkahalarla güldürdüler. Her zamanki gibi az sohbet edebildik ama olsun yine de eskisinden iyi durumdayız. Bu aktiviteyi bebekler olmadan da tekrarlamak lazım ama nasıl.. Günün sonuna doğru Evin ve pozcu Efe geldi. Efe kızlara göz süzdü, bizlere poz verdi. Biz de Evin’le iki sohbet edebildik. Güzel bir gün daha böyle bitti. Sonuçta savaş alanına dönen bir ev, çılgın bebekler ve yorgun bedenler ama keyifli bir hatıra kaldı. MyGym’i bırakıp MeralGym’e abone olmaya karar verdik.

Ekim 30, 2009 Posted by | 16.ay, Ela'nın arkadaşları, ikoncan, oyun grubu | 7 Yorum

Elmalar.. Balıklar… Köpekler..ve Ela

Havanın güzel olduğu son günü bulmuşuz gerçekten. Tatil olmasından istifade bir yakınımızın Gölbaşı’ndaki bahçesine gittik. Ela da, biz de çok keyifli bir gün geçirdik. Birkere burası benim hayalimdeki cennet. Küçücük bir ev ama kocaman bir bahçe. Yerlere fışkırmış hormonsuz elmalar, yeşil aromalı domatesler, dalında ayvalar, arkada koyunlar, tavuklar.. Burası çocuklar için de bir cennet.

Kardeşimin kızarkadaşı Ela’nın çok sevdiğini bildiği için tatlı köpeği Sheila’yı getirmiş. Aynı yaşdalar hatta Sheila, Ela’dan 4 gün küçük çok tatlı bi kız. Ela’yla Sheila aşk yaşadılar. Köpeğin sırtını kaşıdı, ona sarıldı hatta üstüne tırmanmaya çalıştı. Sheila da Ela’nın kucağına oturdu. Birbirlerini çok sevdiler. Ben de bu tatlı kareleri yakaladım.

Burda 15 dönüm sadece meyve ağacı varmış. Yerlere dökülmüş artık toplanmayla başa çıkılamıyor. Biz de torbalarımıza doldurduk elmaları. Artık Ela’ya bol bol taze elma suyu. Yer gök elma gerçekten.

Sezar’ın hakkını sezar’a vermek lazım. Sabah coca balığa gitti arkadaşlarıyla ve öğlene kadar 60-70 kadar balık tutmuşlar. Bu hayatında tuttuğu en çok balık. Sezonu kapatmaları ile bugüne denk gelmesi harika oldu. Öğleden sonra kendine düşen 20-25 kadar balıkla gelmesi, bizim de hayatımızda yediğimiz en taze levrekleri yememizi sağladı. Bugün bize böyle bir armağan gibi rüya gibiydi diyebilirim.

Ve yeşil domatesler. Ben dalından taze yiyecek manyağıyım diyebilirim. Ama sağlıklı olucak. Tadı güzel olucak. Domates’in tadını ağzında hissedeceksin. Böyle domates olsun her öğün domates yiyebilirim. Ela da çok seviyor. Domatesin arkasına atıyorum bir çizik, veriyorum eline suyunu eme eme yiyor domatesi.

Ve Elma toplama işine Ela da girdi. Çok da eğlendi toplarken.. Açık hava, taze yiyecek, bol sohbet, bol hareket. İşte ben bunu hergün yaşayabilirim.
Akşam da Ela hanım arabada zırt diye sızdı. Demekki çocuğa aktivite lazımmış..

Herkesin Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyorum. Ve iyi tatiller diliyorum.

Ekim 28, 2009 Posted by | 16.ay, Aktivite, organik | 7 Yorum

Bu İklim Çekilmez

24 Ekim 2009 Cumartesi günü Saat 11.00’de İklim Hareketi İçin ODTÜ-Eymir’de yürüyüşe gidiyoruz. Bu konuyla ilgili merakınız varsa bugünkü EkoAnne yazısından bilgi alabilirsiniz.

Bize katılmak isteyen olursa bekleriz. 20 dk’lık bir trekking yapıcaz.
Ama ben şu etkinliğe katılmak isterdim. Polar Circle Marathon
Düşündüm de çok mutlu olsam da hayallerimden ne kadar farklı bir hayat yaşıyorum. Şu maratonlara katılmak, ya da bir dansçı olmak gerçekten bizden geçti ama hayal dünyası işte.

Ekim 22, 2009 Posted by | 16.ay, Eko Anne | Yorum bırakın

Ruhu kıpır gönlü pırpır 15 aylık civciv

Elle yeme canavarı

Ela’nın günlük aktiviteleri biraz bu fotoğrafdakilere benziyor. Dün yine başbaşa bir gün geçirdik.

Mutfak tezgahının üstünü yeni keşfetti. Evdeki tırmanabileceği yerlere yenilerini katmaya çalışmaları son gaz devam ediyor. Tabureyi başka birşey için (napiim benim de boyum Ela’dan biraz uzun) buraya çekince fırsattan istifade kendisini tezgahın tepesinde buldum.
Kap kacakla oynama seansı. Bu kısma bayılıyoruz herşey yere indiriliyor. Dün baya bir vakit geçirdi kendi kendine. Eskisinden daha uzun sürede sıkıldı. Mesela 15 dk diyebilirim.
Temizliği pek sever kızım. Bu bezi bulunca kendini temizliğe verdi.:)


Herkes irmik koyar da ben daha asortikim ya Ela’nın önüne keten tohumu koydum.. Acaip oynadı ordan aldı kafasından aşağı döktü, heryere saçtı bir süre de bununla oyalandı diyebilirim.
Öğlen uykusunu bebek arabasında dışarda gezerken uyudu. Öğleden sonra çeşitli atcılık, kovalamacılık oyunlarından sonra akşam da babasıyla ODTÜ’de yürüyüşe gittik. Orda özgüven patlaması yaşadı. Ellerini bıraktırıp gezmeler falan. Acaip kudurdu. Ama amaçlarım meyve verdi eve dönerken arabada sızmasıyla yatağına yattığını farkedemeyip bir de sabah uyandı. Tabii ben de onu yorucam derken baya bir yoruldum..
—————————————————————–

Sansar kazı nerden caldın onu bana veer
onu bana veer
avcıya soylersem yandın o da sana hırsız der
avcıya soylersem yandın o da sana hırsız der..

Yukardaki yaratıcı sözlere sahip olan güzide çocuk şarkısı Ela için aldığım çocuk şarkılarının oldugu cd’de var. Her dinlediğimizde cocayla geyiğini yapıyoruz.
Ve bu nasıl cocuk sarkısı diye de cok sasırıyoruz. Bir kere şarkı cocuklara tehdit ogretiyor. Manyak yazar kazlarla bozmuş. “Sansar kazı nerden caldıysan onu bana ver” diyo. Öncelikle manyakmısın napıcaksın elalemin kazını. Sansar çaldıysa çaldı sanane.
İkincisi de resmen tehdit ediyo “Bak bana vermezsen avcıya soylerim . Söylersem de sana hırsız der”. diyerek gammazlayacağını belirtiyor. Kazı tek başına yiyecek herhalde. Bir kere sevgili yazar sen zamane sansarlarını tanımıyorsun, sansarın da cok umrundaydı ona hırsız diyceklermis. Umursasa calmazdı zaten. Cok gereksiz şarkılar yapıyorlar yemin ederim.

Ekim 21, 2009 Posted by | 16.ay | 7 Yorum

28. haftada Fotomodel Arkadaşlarla

Google’a “hamilelikte alınan kilolar” yazıp bloguma gelen arkadaşım seni Ebru Şallı’nın sitesine yönlendiriyorum. Bence ondan ders almalısın. Herkes hamilelikte 7.5 kilo alan kadına bir sürü laf soktu. Yok efendim kendi güzelliği için kilo almamış da, yok efendim çocuğunu düşünmemiş de.. Yalan valla..
Aman efendim hamile insan gıdasına dikkat edermiş de sen yemiycen de kim yiycek. Herkes hamilelerin çılgınca büyümesini normal görüyor.

Tamam ben 4 kg Ela doğurdum, suyum da çoktu ama aldığım 22 kg’ı almam çok mu normal yani.. Kadın 7.5 kilo almış süper sağlıklı da çocuk doğurmuş. Bu karalamalar kıskançlıktan kardeşim. Kadın doğum yaptıktan sonra yapmamış gibi oldu ne güzel. Bizim gibi ordan burdan nasıl kilo vericem diye uğraşmadı.

Benim 25. haftasında daha 3.5 kilo alan arkadaşım da var. Demek yapılabiliyormuş. Bir daha hamile olsam öyle olmak istiyorum. Bak sol tarafımdaki manken arkadaşıma o da 28. haftasında, o ne akşam lahanayı çok yemiş de karnı şişmiş gibi duruyor. O da doğurucak sağlıklı bebek. Kendisi de sürekli spor yapmış. Gerçi ben de eşşek kadar karnımla hiç belim ağrımadı 39. haftada hala evdeki bisikletin tepesindeydim ama biraz daha ağzımı tutsam nolurdu. Şimdi bu manken arkadaşlarımla tekrar podyumlarda olurdum dimi..

Birisi de google’a “Kaç kilo olmam lazım” diye aratıp siteme gelmiş. Bir kere google kankandı senin de. Nerden bilsin kac kilo olman lazım. Sor bakiim google’a “bugun ne yesem” diye ne cevap vericek. Haa bunu yazıp benim siteme girdiysen bence sen bana bi fotografını gonder. Ben senin analizlerini yapar kac kilo olman lazım söylerim.

Ve karşınızda hamile Barbie. Bu kadar korkunç bir oyuncak olabilir mi? Çocukları hamilelerden soğutacaksınız yemin ederim. Fazla birşey söyleyemiycem bu konuda. Barbie’nin de hamilesini yapmasaydınız.

Bu kilo verme olayı başıma vurdu sanırım. Kendimi sebzelere takdim ettim edeli bir inek gibi düşünmeye başladım sanırım. Otlamanın yan etkileri işte.

Not: Hayır Canım Ebru Şallı’dan reklamı için para almadım.

Ekim 19, 2009 Posted by | 16.ay, Ben, sağlık | 14 Yorum