Elanın Uydusu Ece

Just another WordPress.com site

Son Bebeğim

Son bebek, ilk bebeğin olmadığı bir şekilde özel.
İlk bebek ilklerle doludur. İlk olduğu için özeldir. İlk bebek sürprizle ve merakla doludur. Son bebek, her nasılsa, kalbinizin acımasına neden olur çünkü bu şekilde tutacağınız son bebektir o. Gecenin bir yarısında kollarınızın arasında içinize sokacağınız – sanki siz bir aymışsınız gibi sadece parlak gözleri ile size bakan son bebektir. Bir daha bu aylık bir bebeğinizin daha olmayacağını bilmek onunla geçirdiğiniz zamanı daha doya doya geçirmenizi sağlar. Geceleri kalktığınızda bile daha sabırlı olursunuz. Bu, o bebeği daha çok sevdiğinizden değil anne olmanın anlamını bu bebekle daha iyi kavradığınız içindir. İlk bebekte anlamadığınız şeyleri artık bilerek yaşadığınız içindir. İkisini de çok çok çok seversiniz ama ikisine olan sevginiz kesinlikle farklıdır.
Yanakları o kadar dolgun ve doludur ki onu öptüğünüzde biryerden fırtlıycak sanırsınız. Gülümsemeleri ve gülmeleri son bebeğinizin gülümsemesi ve gülmeleridir. İlk bebeğinizde uykusuz gecelerle ve saat başı emzirmelerle nasıl başa çıkacağınızı düşünürsünüz. Son bebeğinizde ne olacağını bilirsiniz. İlk bebekte onunla yalnız kalmaktan korkarsınız. Son bebekte bir daha süt kokulu bir bebeğin kucağınızda olmayacağını düşünerek onu içinize çekersiniz. İlk bebekten sonra hep belki bir gün doğururum düşüncesinde olduğunuzdan bunların hiçbirini yaşamazsınız. Birinciye annelikle, ikinciye annelik farklıdır.
Sonuncuyla birlikte, geçirdiğiniz günleri özleyebilirsiniz. Yumuşak bir bebeğin sizi emmesi, minik bir elin parmağınızı kavraması ve memnuniyet içinde bir iç çekiş olmadan yalnızca ikinizin geçirdiği o sessiz geceyarıları olmadan ne yapacağınızı merak edersiniz.
Çok mu duygusal oldu. Her zaman bu kadar yoğun duygulu değil. Ama genel duyguları anlatmanın bir yolu bu kadar abartarak anlatmak. İkinci bebeğin nasıl olduğunu soranlara duyguların nasıl olduğunu anlatmak için. Son bebeğe duyulan aşk daha fazla sanılmasın sadece ikisine de aşkın farkına varıyor ve değerini biliyor anne.
Son bebeğiniz son bebektir. Bir daha doğurmak istememek, bunun için kalbinizin kırılmasını engellemez. Bir kez daha hamile olmayacağını, bebek kucaklamayacağını düşünmek insanı biraz acıtır. Yine de 2 bebeğimi sağlıkla büyütmek nasip olsun başka birşey istemem.
Reklamlar

Aralık 20, 2010 Posted by | 4.ay, Annelik, bebek | 6 Yorum

Ece’m 3 Aylık

Minik Ece’miz 3 aylık oldu. Bu ay bizi geçirdiği idrar yolları enfeksiyonu ile çok endişelendirdi. Zor bir 2 hafta geçirdik. Antibiyotik bitip tekrar kontrole gittiğimizde tekrar bir üreme olmadığını gördük. Şimdilik biraz rahatladık. Bu hafta bir ultrasonumuz var ve sonra her ay tahlil yaptırıp bir süre takip edeceğiz. Umarım bir seferliktir de problemimiz kalmaz. Allah herkesin çocuğuna da benimkilere de sağlık versin.

Ece onun dışında çok sağlıklı görünen bir bebek. Zaten o yüzden anlamakda gecikdik. Ancak kilo almadığını farkedince enfeksiyondan şüphelendiler. O kadar çok gülüyor ve konuşmak istiyor ki hasta olması herkesi şaşırtıyor. Neyse dediğim gibi bize çok güzel tepkiler veriyor. Gülüyor ve ses çıkararak bizimle konuşuyor. Her çocukda yeni birşey görülürmüş ya, bu bizim deneyimlemediğimiz birşeydi. Ela da çok güleryüzlü idi ama bu aylarında bu şekilde sesle iletişim kurmazdı. Ela’nın yürüdükten sonra çenesi bir anda açıldı. Ece şarkı söyler gibi sesler de çıkarıyor.

Artık belli oldu ki Ela’nın tersine Ece’nin doğası çok sakin. Neredeyse hiç ağlamıyor. Kendi kendini sakinleştirebiliyor. Anakucağında 30 dk kadar önüne koyduğum renkli oyuncaklarla oyalanabiliyor. Tabii ben de farklı bir anneyim. 2. kere anne olmanın verdiği sakinlik ona da yansıyor.

Geçtiğimiz ay kilo alamamanın farkını kapatıcak sanırım 14 günde 450 gr almış ve 5.450 gr oldu. Tepkileri ve gelişimi ayının önünde görünüyor. 3 ay geçmiş bile inanılır gibi değil. Zaman çabuk geçiyor, çocuklar büyüyor. İkisi de kalbimdeki aşklarını daha da büyütüyorlar her gün. Hala çok çok yoğun bir yaşantım var ama umarım biraz daha sık yazabilirim. Herkese sağlık ve yılın son günlerinde bol eğlence diliyorum.

Aralık 18, 2010 Posted by | 3.ay, Annelik, bebek, Ece, gelişim, MileStones | 12 Yorum

Emzirirken Tek Boynuzlu Atlar Sizi Çekici Bulur

Emzirmekten daha az tartışmalı bir konu yazmak isterdim. Ama son günlerde en çok yaptığım işlev emzirmek olduğu için bu konudan uzak kalamadım. Kedi suratlı bebekler yapmak için gen çalışmaları yürütmek konusunda bilgi birikimim olsaydı farklı olurdu tabii.

Emzirmeyi seçmek veya seçmemek, kadınların hayatında yapmak durumunda kaldığı seçimlerden biridir. Hemen hiç bir zaman ejderha saldırıları ile son bulmaz. Ama çoğu zaman hem emzirmeyi seçen, hem de seçmeyen kadınlar şiddetli eleştirilerle karşılaşır ve hatta ara sıra gladyatör stilinde savaşmaları gerekir. Ama bu savaşı, geri kalanlarımızın da zevk alabileceği şekilde televizyon ekranında değil, metaforik bir şekilde yaparlar.

bu yazımın devamı için bu ayki Alternatif Anne’ye tık tık.

Kasım 1, 2010 Posted by | Alternatif Anne, bebek, emzirme | 3 Yorum

Tam zamanlı "Köle"Yim.

Tam zamanlı bir işinizin olmasının zor olduğuna hiç şüphe yok. Fakat, çocuğunuzla evde kalmak en az bu iş kadar zor. Hatta belki daha zor. İşte evde durmanın neden zor olduğunun en önemli 10 nedeni.

10. “Patronunuz/patronlarınız” hastalık izni kullanmanıza izin vermezler.

9. 60 saniyeden daha uzun süren banyolar yapmanıza izin yoktur ve hatta bazen tesisleri kullanırken size bir refakatçi eşlik edebilir.

8. “Patronu” memnun etme çabalarınıza rağmen bazen yoğun çabanız gerçek anlamda yere atılabilir.

7. İş tanımızın çok ötesinde işler yapmanız talep edilebilir, örneğin başaşağı çizim yapmak veya küçük bir keseyi sırtına asmanız gibi.

6. Çoğunlukla “patron” size belirgin herhangi bir neden olmaksızın bağırır.

5. Çok sık olarak bir işin ortasında başka bir iş yapmak için bölünürsünüz. Hem de sözlü ve fiziksel tacizlerle.

4. Bazen “patronunuz” kahve masasının üstünde tek ayakla ve çıplak bağırmak gibi garip davranışlarla karşınıza çıkar ve inmek için rehine kurtarma uzlaşması konuşmasından daha aşağısını kabul etmez.

3. İşten önce duş almanıza izin yoktur.

2. “Patronunuz” anlaşmayı, uzlaşmayı ve tavizi sevmez.

Ve bu işin zor olduğunun bir numaralı nedeni ise:

1. Mesai saati ve çay molası diye kavramlar yoktur. 7/24 çalışmak zorundasınız.

Bu yüzden işe gidip dinlenen anneler hiç yoruluyorum demeyin.

Ekim 13, 2010 Posted by | Annelik, bebek, zırva | 5 Yorum

Dünya Çocuk Günü



“Sırf onlardan daha yaşlı ve daha güçlü olduğun için ne olduğunu, nereye ulaştığını, iç dünyadaki konumunun ne olduğunu hiç düşünmeden onu tıpkı kendine benzetiyorsun. Sen bir zavallısın, ve çocuğunun da aynı olmasını mı istiyorsun?

Ancak hiç kimse düşünmez; aksi takdirde insanlar küçük çocuklardan öğrenirlerdi. Çocuklar öte dünyadan o kadar çok, pek çok şey getirir ki çünkü onlar çok yeni gelmişlerdir. Onlar hala rahmin sessizliğini, varoluşun kendi sessizliğini taşırlar.”
OSHO – Çocuk kitabı’ndan

Bende 2 tane var, sende 1 tane. 1’ini zor büyüten var, 7’sini sokakta büyüten var. Her sene doğuran var, 40’ında ilkini doğuran var. Doğurduktan sonra öldüren de var, hasta olmasın diye dışarı çıkarmayan da var. Çocuklar gerçekten geleceğimiz. Gelecek nesillerimiz ve onlara karşı sorumluluğumuz çok büyük. Geleceklerinden biz sorumluyuz. Nasıl bir dünyada yaşayacaklarından biz sorumluyuz.

Bugün “Dünya Çocuk Günü”‘ymüş. Neden Anneler günü, Babalar Günü gibi yaşanmıyor. Kutlanması, hatırlanması gereken bir gün varsa bu o gün işte. Çocuklar toplumda çok rahatsız yaşıyor. Kendi boyutundan büyük lavabolara asılmak zorunda kalıyor, sokaklarda, marketlerde herşey büyükler için. İçine düşecekleri kadar büyük tuvaletlere oturmakta zorlanıyorlar. Başka aletler kullanmak zorunda kalıyorlar. Her restoranda, alşveriş merkezinde çocukların boyuna uygun tuvalet ve lvabo olmalı. Bunlar daha ne ki; çocuklar Şiddet, cinsel taciz, ekonomik istismar, kaçırılma, zorla çalıştırılma, eğitim kalitesinin düşüklüğü ile büyüklerin hayatında çok zor hayatlar geçiriyor.

İşte bazı gerçekler. Ülkemizde son 10 yılda özellikle okul öncesi çağdaki çocuklara uygulanan şiddet %20 artmış. İnanılmaz bir rakam.

Çocuk ihmali ve istismarı vakalarında artış olmuş bunlardan en çok görüleni ise cinsel taciz. Evet kadınlara değil, çocuklara.

Son 5 yılda 1659 çocuk kaçırılmış. Siz de paranoyak oluyor musunuz?

4000 çocuk sokakta yaşıyor. Evleri yok, içecek temiz suları yok. Anne, babaları yok. Sizin de damlalar oluştu mu gözünüzde.


8000 çocuk sokakta çalışıyor. Siz de çocuğunuz ders çalışsın hiç bir iş yapmasın diye odasına meyve taşıyor musunuz? Benim annem yapardı.

Dünya’da 2 milyon çocuk HİV virüsü taşıyor. Neden? Doğuştan..
15 milyon çocuk HIV yüzünden annesiz, babasız yaşıyor..

Savaş’da büyüyen çocuklar……

Biz kardeşi geldi diye psikolojisini düşünmekten kendi psikolojimizi bozmak üzereyiz. Dünyadaki çocukların yaşadığı dramı görüyor musunuz? Ne yapabiliyoruz. Çoğu konuda hiçbirşey. Sadece kendi çocuklarımızı mümkün olan en sorumlu, en iyi şekilde yetiştirip kazandırabiliriz. Çocuk haklarının artması için elimizden gelen baskıyı yapabiliriz. Ama bunlar dışında savaşda büyüyen, yokluk içinde, temiz su bile bulamayan çocuklar için pek birşey yapamıyoruz. Kimsesiz çocuklar için, yardıma ihtiyacı olan çocuklar için ve UNICEF’e yardımda bulunalım sadece. Arada bir. Çocuğumuza bir pantolon fazla alacağımıza veya çocuğumuzun 2 ayda küçülen kıyafetlerini götürerek. Ne biliim herkesin elinden birşeyler gelir. Yeter ki sokaklarda büyüyen sümüklü çocukların görüntülerini daha çok aklınıza getirin.
Not: Kullandığım resimler en masum olanlardı. Irak ve çocuk kelimelerini birarada tarattım. Ben yaptım siz yapmayın. İnsanın kaldırma gücünün ötesinde. Çocuklarımıza iyi bakalım. Sabrımız azalınca bunları hatırlayalım. Hiç bu kadar karamsar bir yazı yazmamıştım. Aslında yazı kendini yazdı. Yapacak birşey yok.

Ekim 4, 2010 Posted by | bebek, ciddi konu | Yorum bırakın

Emzirme’nin Faydaları

Sürekli emzirmeyi ve kendi deneyimlerime göre bile ne büyük nimet olduğunu savunurum. 1-7 Ekim arası emzirme haftası. Bu sene emzirme daha bir bilinçle görülüyor, emziren anneler daha çok bunu önemsiyor. Emzirme Reformu‘nu da gördünüz değil mi? Aşağıya Dr. Sears’ın sitesinden bulup çevirdiğim faydalı olacağını düşündüğüm bir yazıyı ekliyorum.. Herkes bebeğini emzirsin, herkesin sütü bebeğine yeter..

Emzirmek bebeğin vücudunun her bir parçası için önemlidir – beyninden bezli bölgesine kadar. İşte liste:

  • Beyin. Emzirilen bebeklerde daha yüksek IQ mevcuttur. Anne sütündeki kolesterol ve diğer yağ çeşitleri sinir hücresi gelişimini desteklemektedir.
  • Gözler. Emzirilen bebeklerin görsel keskinliği mama ile beslenenlerden dah yüksektir.
  • Kulaklar. Emzirilen bebekler daha az kulak enfeksiyonu geçirir.
  • Ağız. Bir yıldan uzun süre emzirilen bebeklerde diş düzeltmeye daha az ihtiyaç duyulur. Memeyi emmekten kaynaklaranan yüz gelişiminde daha gelişmiş kaslar olur. Anne sütü tadındaki gizli değişiklikler bebekleri çeşitli katı gıdalara hazırlamaktadır.
  • Boğaz. Emzirilen bebeklerde bademcik ameliyatı daha az görülür.
  • Solunum sistemi. Kanıtlar gösteriyor ki, emzirilen bebekler daha az ve hafif şiddette solunum sistemi enfeksiyonu geçiriyorlar, daha az zatüree, daha az grip ve daha az nefes darlığı.
  • Kalp ve dolaşım sistemi. Kanıtlara göre emzirilen bebekler yetişkin olduklarında daha düşük kolesterole sahip oluyorlar. Emzirilen çocuklarda kalp atış ritmleri daha düşük oluyor.
  • Sindirim sistemi. Emzirilen bebeklerde daha az ishal, daha nadir mide-bağırsak enfeksiyonu. 6 ay ve daha fazla sadece anne sütü alınması gıda allerjisi riskini düşürüyor. Aynı zamanda, yetişkinlikte Crohn hastalığı ve ülseratif kolit riski azalıyor.
  • Bağışıklık Sistemi. Emzirilen bebekler aşılara daha iyi cevap verirler. Anne sütü bebeğin kendi bağışıklık sistemini geliştirmesine yardım eder. Emzirme çocukluk kanseri riskini azaltır.
  • Endokrin sistemi. Diyabet geliştirme riski azalır.
  • Böbrekler. Daha az tuz ve proteinle, anne sütü bebeklerin böbrekleri üzerinde daha rahattır.
  • Apandist. Emzirilen çocuklarda akut apandist görülme olasılığı daha azdır.
  • Boşaltım Sistemi. Emzirilen çocuklarda daha az enfeksiyon görülür.
  • Eklemler ve kaslar. Emzirilmiş çocuklarda gençlik romatizması daha az görülür.
  • Deri. Emzirilmiş çocuklarda daha az allerjik egzema görülür.
  • Gelişim. Emzirilen bebekler 1 yaşında daha az kiloludur ve yaşamının ilerisinde obez olma ihtimali daha azdır.
  • Dışkı. Daha az kabızlık. Emzirilen bebeklerin dışkıları daha az kokar.

Ekim 1, 2010 Posted by | bebek, emzirme | Yorum bırakın

Hoşgeldin ECE Bebek— 2. Kez Anne Oldum

Saat 17.00 civarı kasılmaların arası düzenli gibi olunca epidural takıldı. Sonra yeterince düzene girip hızlanmadığı için hafif doz suni sancı verildi. 8’e kadar epiduralle sancıları karşıladık. Saat 20.00’deki muayenede açılma ilerlemediği için ve sezeryan sonrası suni sancı da artırılamadığı için artık sezeryan kararı alındı. Ben de doktor da denmek için eimizden geleni yaptık. Sonuçta Ece Bebek 16.09.10 tarihinde saat 20.45’de dünyamıza merhaba dedi. Kendisi 3.470 gr ve 47 cm, pembe beyaz bir bebek. Dünden beri güzelce meme emmeye de başladı. Şimdilik herşey yolunda görünüyor. Bundan sonra asıl soru Ela ile nasıl bir macera yaşayacağız. Yarın evimize gidiyoruz.

Buraya güzel mesajlar bırakan, bizi arayan, destek olan, merak eden, doğum sırasında dayanamayıp yanımıza gelen, hatta ameliyathanenin kapısında bekleyen herkese çok teşekkürler. Çok güzel arkadaşlıklar kurmuşuz. Bundan sonra da 2 çocuk deneyimlerimi paylaşacağım ama isteyen herkese tavsiye ederim. 2. kez anne olmak harika bir duygu. Anneliği daha çok hissediyor, daha çok anlıyor insan. Duyguları 2 katına çıkıyor. Aşkın daha da artıyor. Daha da çok aile oluyor insan. Eşinin de artık daha bir babA olduğunu görmek harika birşey. Daha da merkezde hissediyor insan kendini. Zorlukları olacak. Onları da paylaşacağım. Ama kenetlenip halletmeye çalışacağız. Ben daha büyük bir aile olduğumuz için çok mutluyum. Darısı isteyenlerin başına…
——————————
Ameliyathaneden komik bir anı:
Bütün gün sancı çekip çok yorulunca sezeryana giderken çok bitkindim. 16 saat aç ve susuz hiç halim kalmamıştı. Bir de ameliyata girerken kusunca beni ameliyatın başında biraz uyutmalarını rica ettim. Bebeğe de etkisi olmayan biraz uyuma bu. Ayılırken daha sonra kesinlikle hatırlamadığım laflar etmişim. Bebek ilk çıktığında “her yeri tam mı“ diye sormuşum. Asıl daha komiği bir süre sonra başımda duran anestezi doktoru bayana kafamı kaldırıp
”hayatım sen de artık bebekle çıkabilirsin yukarı” demişim.
Doktor ”eşin bebekle çıktı zaten Esra’cım” demiş.
Ben yine doktora doğru bakarak ”Ayy, aynı kara kaş, aynı kara göz” demişim.
Tek bir saniyesini bilmiyorum ama gerçekten komik. Doktor çok gülerek anlattı.
Bu sefer bebeğin fotoğraflarını ”Stüdyo Baba” çekti. Yakında biraz paylaşırız. Herkese tekrar teşekkürler. Tekrar anne olmak harika. Hayata, yaşayacaklarınıza nasıl baktığınıza bağlı.

Eylül 17, 2010 Posted by | bebek, Ece, gebeş günlükleri | 20 Yorum

Son Durum

Kasılmalar düzene girdi. 4-5 dakikada bir geliyor. Bundan sonrası artık nolucak hep beraber görücez. Çok yorgun ve heyecanlıyız..

Eylül 16, 2010 Posted by | bebek, gebeş günlükleri | 11 Yorum

Kasılmalar

Sancılarım arttı ama bir düzene oturamadı henüz. Sular da gelmeye devam ediyor. Saat 16.00’da 12 saat bitince durum tekrar değerlendirilecek. O zamana kadar beklemedeyiz. Coca nst uzmanı oldu. Bir de masaj istiyor:) yuh yani..

tekrar yazacağım. umarım yanımda bebekle.

Eylül 16, 2010 Posted by | bebek, gebeş günlükleri | 3 Yorum

Su Gelir Guldur Guldur

Saat 04.11 civarinda suyumun gelmesiyle doğum sürecimiz başladı. Sancılar da ardından başladı. Şu an hastandeyiz. Ara sıra yazmaya çalışacağım. Bize şans dileyin.

Eylül 16, 2010 Posted by | bebek, gebeş günlükleri | 18 Yorum