Elanın Uydusu Ece

Just another WordPress.com site

Taşınmak Hakkında Öğrendiğim 8 Şey

1. Ne kadar iyi planlarsan planla çok yorucu oluyor. .

2. Bir Taşınma Klasörü yaptım. Çok işe yaradı. Şimdi evi yerleştirirken hayatımda ilk kez organize olmayı planlıyorum.

3. Murphy’nin Taşınma Kuralı: Eğer paketlediğin birşeyi bulamıyorsan (örn. cep telefonu şarjı veya özel aldığın bir temizlik malzemesi) gidip yerine yenisini almalısın. Garanti ediyorum, bir sonraki 24 saat içinde mutlaka eskisini bulursun.

4. Taşınma kararınızla ilgili şüphelerinizin olması doğaldır. Büyük ihtimalle 5. veya 6. gün geçecektir. (Bende öyle oldu.)

5. Çok yorucu, ne kadar iyi planlarsan planla. Oo, bunu daha önce söyledim mi? Valla bir tekrarı hakediyor.

6. Muhtemelen, çok fazla eşyanız var ve taşınma bunu çok net ortaya koyacaktır.

7. Sizin için neyin önemli olduğunu bulamadığınızda çok çabuk öğrenirsiniz. Bu eşyaları bulmakta ben çok zorluk yaşamadım ama hep çok kullandığım şeyleri kaybettim: kettle, tost makinesi, bir tava, ölçme kapları, sterilizatör, çamaşır deterjanı, nevresim, telefon şarj aleti ve hala bulamadığım bir internet bağlantısı.

8. İlk günler TV olmaması sadece optimal değil aynı zamanda harika. Daha fazla paket açtık, ve aynı zamanda birbirimizle daha çok eğlenme imkanı bulduk. Ela paketlenip yatağa gidince, coca ve ben balkonda geyik yaptık, takıldık, erken yattık. Biliyorum ki TV olsaydı daha fazla seyredicektik, bu da sorun değil aslında oldukça seviyoruz izlemeyi.

Taşınma olayı bitti. Sonunda son problemimiz doğalgazımız da bağlandı. Evde eksiklerimiz var. Ama yavaş yavaş hallediyoruz. Hamileliğin bu döneminde enerjik kalmam biraz da bu sayede oldu. Artık 8.5 aylık hamileyim. Sonunda bir bakıcı/yardımcı bulduk. Umarım istediğimiz gibi çıkar. Artık sanırım bebeğin gelmesine hazırız. Ne zaman isterse gelebilir.

Reklamlar

Ağustos 29, 2010 Posted by | Ev, gebeş günlükleri | Yorum bırakın

7 Aylık İştahsız Gebe

Antalya’dan döndük, ayağımın tozuyla kontrole gittim. Antalya’da yaşadığım enfeksiyon ve çok yorulmam yüzünden biraz endişeliydim. Ama çok şükür herşey yolunda 7 aylık fetus Ece Hanım buda pozisyonunda oturuyor. Bu ay 1.5 kg almışım. Artık son 3 ayda olduğumuz için bunun en alt sınırda ama normal olduğunu söyledi doktor. Ve asıl güzel haber Ece hanım 1.5 kg olmuş ve şu an itibariyle ortalamanın üstünde bir bebek. Boyu da kilosu da nerdeyse 1 hafta önden gidiyor. Benim kaderim babaları gibi iri bebekler doğurmak sanırım. Şu anki durumuyla giderse Ece de Ela gibi 4 kg’yu bulucak görünüyor. Bu da hamilelikte kilo almanın bebeğin kilo almasıyla hiç alakası olmadığını bir kez daha gösteriyor. Kızım benden bağımsız çok güzel beslenmiş çok şükür. Şu an itibariyle toplam 4.5 kg aldım ve başta verdiğim 3 kg’ı da sayarsak +1.5 kg’dayım. Eğer bu şekilde gitmeyi başarabilirsem bu gebelikten üstümde kilo kalmayacağına eminim ama daha vermem gereken bir sürü kilo var. Ama artık Ela’nın şu anki aktivasyonu ve Ece’nin de gelmesiyle artık onu da dert etmiyorum..

Çok iştahsızım, bu nasıl hamilelik anlamıyorum. Bir önceki gebeliğimde canım bir sürü şey isterdi ve çılgın gibi de yerdim. Bu sefer canım hiç birşey istemiyor. Resmen yemek yemek için yiyorum. Önüme birisi birşey koymazsa kendim birşey yeme isteği duymuyorum. Bu da bana gebelikde canının birşey istemesinin psikolojik olduğunu düşündürtüyor. O aşermeler, sürekli yemek istemeler sanki psikolojik.

Çok yoruluyorum. Antalya’dan döneli az oldu ama tempom inanılmaz. Şu sıra işlerim de çok yoğun. Bütün gün çalışıyorum. Bir yandan Ela’yla uğraşıyorum. Bir yandan evi yerleştiriyoruz. Daha ne kadar çok iş var, anlatsam bitmez. Yeni evin hele de daha önce hiç oturulmamış evin ihtiyacı çok oluyor. Dün bir kağıda sadece evle ilgili yapmam gereken işleri kabaca yazmaya çalıştım. 1.5 A4 kağıdı doldurdu. Herhalde bu işler biter ve ben dinlenemeden Ece doğar. Doğum iznime başlayacağım Eylül başında Ece’yle ilgili hazırlıklara başlasam ancak toparlarım diye düşünüyorum. Umuyorum bu arada biryerde kuzumuz bize sürpriz yapmaz. Bu arada ASKİ’yi kutluyorum. İnsanlar su saati alamasın su harcanmasın diye elinden geleni yapıyor. Yeni bir evin su saati için ne kadar ödeniyor biliyormusunuz. Siz siz olun en azından birkaç yıllık ev alın. Biz tam olarak 3 bin 300 tane türk lirasını su saati alabilmek ve suyun musluklarımızdan akabilmesi için verdik. Kardeşim harcadığımız suyun parasını veriyoruz, vergi de ödüyoruz. Siz manyak mısınız? Zaten varımızı yokumuzu verip aldığımız bir evde oturmak için bana en çok koyan masraf bu oldu. Su saatini altınla kaplı falan da vermiyorlar. Ama ben ona özel kilitli bir kutu yaptıralım diyorum. Bu evde nerdeyse LCD parası kadar olan bu saatden daha değerli çok az madeni eşya var sanırım. Herneyse çok kızgınım daha çok konuşmak istemiyorum. Yerleşiyoruz derken daha henüz sadece bizim yatak odamız ve mutfağın bir kısmı yerleşti. Dün ilk kez evimizde yattık tam anlamıyla sabah kalktıkdan akşam sırtım yer görene kadar çalışıyorum. Zaten bu tempoyla benim kilo almam çok zor umarım bu ay vermem.

Ece çok kuvvetli vuruyor. Sürekli de hareket halinde artık dışardan da çok rahat görülüyor hareketleri. Ela hareket ettiğinde babası ona dokunduğunda durur pek karşılık vermezdi. Ece acaip karşılık veriyor. Hemen itmeye başlıyor. İçerde kendi imparatorluğunu kurdu resmen dışarı doğru itiyor beni. Şu günler hamile olmak çok keyifli. Ela da pek yan gelip yatmıştım bu sefer ayakta doğurucam sanırım. İşte bizden günler böyle. Artık şehrimizdeyiz ve bir yere de gitmiyoruz. Görüşmek isteyenlerle sosyal olarak aktive olmaya açığız.

Temmuz 14, 2010 Posted by | bebek, Ev, gebelik, gebeş esra, gebeş günlükleri | 11 Yorum

Hobbit Evi

Bir süre önce normal bir eve sahiptik. Koltuklarımızın boyu normal, sandalyelerimiz yüksek, ortada bir sehpamız ve tv’mizin konduğu bir tv ünitemiz mevcuttu. Eşyaların hepsinin niteliklerini kaybetmesi Spider Naz Ela hanım 8 aylık olup da sıralamaya geçince başladı. Ela sıralamaya geçer geçmez koltuklardan inmeye başladı. Sadece inmeye değil çıkmaya da tabii. Erişebildiği her yere tırmanma isteği ile doldu taştı. Bu alttaki resimde de gördüğünüz daha önce tv sehpası olan sonra Ela’nın pisti haline gelen ahşap zımbırtıyla evdeki talan başladı. Önce Tv’yi duvara monte ettik ve sehpayı parçaladık. Sonra tabii bunlar Ela’yı kesmedi..

Asıl problemimiz Ela’nın 11 aylık olup yürümesiyle başladı. Artık yürüdüğü için arkamızı döndüğümüzde yemek masasının üstünde, sehpanın üstünde, koltuklardan sarkarken, yatağından atlamaya çalışırken bulduk kendisini.. Bir örümcek onu mu ısırdı, hamileyken beni mi ısırdı bilemiyorum.. Tırmanma duvarlarına olan ilgimi ve küçükken benim de koltukların üzerinde gezdiğimizi düşünürsek muhtemelen genetik de olabilir. O zaman o örümcek muhtemelen annemi ısırdı bize genetik olarak yansıdı. Her neyse durum böyle tehlikeli bir hal alınca önce park yatağından atlamaya çalıştığı için artık park yatağın hiç bir anlamı kalmadığına karar verip kendisine bir yer yatağı yaptık. Huzura erdik.. Sonra biz tatile gittiğimiz sırada babası alttaki fotoğrafda görülen sehpanın ayaklarını kesip bunu da Ela’ya bir oyun yeri haline getirdi. Ela günde 8398 kere bu sehpaya inip çıkmaya başladı. Sonra yine altta görülen pufumuzun da ayakları kesildi. Ve Ela’ya kitap bakma platformu olarak yerini aldı.

Tabii ki bununla bitmedi. Üstteki resimde görüldüğü gibi koltuklarımızın bacaklarını kesip Ela yere daha az yüksekten düşsün diye Hobbit koltukları haline getirdik. Biz de baya oturuyoruz aslında. Ela’nın en çok ziyaret ettiği tırmanma mekanı yemek masası olduğu için mecburen yemek masasını ve sandalyelerini de eşim keserek alçak hale getirdi. 2 tane sandalyeyi ibret olsun diye ve Ela masaya yetişsin diye yüksek bıraktık. Aşağıda aradaki seviye farkını görüyorsunuz.
Ela’nın boyu uzadıkça evdeki değişikliklerimiz de devam etti. Fotoğrafını çekmediğim bir sürü saçma ev değişiklikleri yaşadık. Yemek masasının arkasındaki büfeden yemek masasına atlamaya kalkışınca büfeyi yatak odamıza taşıdık. Alt dolaplara mecburen kilit taktık. Ama en büyük nedeni ne biliyor musunuz? Karıştırması değil; Ela alt çekmeceleri açıp bu çekmeceleri üst çekmecelere yetişmek için bir platform olarak kullanıyor. Alttaki resme bir örnek koyuyorum. Arkamı gerçek anlamı ile her döndüğümde istisnasız biryere tırmanmaya çalışırken yakalıyorum.
Son olarak kapılara da boyu yetişmeye başladı. İlk gördüğümde sokak kapısını açmaya çalışıyordu. “Napıyorsun” dedim.. “Attaa” dedi. Yani bıraksanız gidicek. Evde daha bu nedenle emekliye ayırdığımız bir sürü mobilyamız var. Evimize taşınacağımız için rahatlıkla evi birbirine kattık. Ama söyler misiniz sizin çocuğunuz da böyle olsaydı siz de yapmaz mıydınız? Bana inanmıyorsunuz değil mi? Size çok yakında bir kanıt yazısı yayınlayacağım..

Ela’nın bu örümcek adam durumu ile nasıl başedicez bilemiyorum belki de hiç mobilya almayız yeni eve ama dün tam da yukarda gördüğünüz dolap Ela’nın üzerine düştü. Ben telefonla konuşuyordum babası da birşeye dalmış 3 sn dikkatimiz dağılmış. Ela bu dolaba gidip bu şekilde çıkmaya çalışınca bir gümbürtü ve ağlama ile koştuk ki herhalde o an ikimizin de ömrü hatırı sayılır şekilde kısalmıştır. Dolap Ela’nın üstüne düşmüş. Nasıl oldu bilmiyorum ama Ela birtarafından kurtulmuş yarım altındaydı ve dolabı tutuyordu. Bebek yılanı boğar derler ya herkül müdür nedir nasıl onu o şekilde tuttu aklım ermiyor. Sadece gözü morardı ama olabilecekleri düşündükçe buna şükür diyorum.. Daha önce yataktan e masadan da düştü ama bu gerçekten korkunçtu. Bir çocuğa sahip olamadığımızı düşünenleriniz vardır ama Ela’yı tanıyanlar eminim bizi anlıyacaklardır. Sizin hiç çocuğunuzla yalnızken tuvalete bile gidemediğiniz oldu mu? Sizin hiç çocuğunuz elini attığı heryere ama heryere tırmanmaya çalıştı mı? Sizin hiç çocuğunuz kendini tırmandığı yerlerden atmaya çalışıyor mu? Yine de çok şükür çok sağlıklı, sevimli bir çocuk Ela.. O bizim bir tanemiz. O bizim enerji küpümüz. O bizim neşemiz.

Ela’nın hareketli olacağı daha karnımdayken bile çok belliydi ama hareketli derken kendisinin Akut ekibine katılmak isteyeceğini hiç düşünmemiştik. İşte bizim Hobbit evimiz SpiderNaz Ela Hanım sayesinde bu hale geldi.

Ocak 4, 2010 Posted by | 18.ay, Ela, Ev | 16 Yorum

2009’un Yıldızı "Öykü" Bebek


Öykü bebek geçen hafta kendi öyküsü ile geldi. Tam 2 senedir bu bebeğin doğmasını bekliyoruz. Canım arkadaşım 2 senelik bir sabır, mücadele ve dik duruş ile bin bir çetrefilden geçerek sonunda geçen hafta “Öykü”süne kavuştu. Erken doğduğu ve çok hassas bir durumda olduğu için henüz bebeği göremedik, ama zaten annesi bile dün ancak kollarına alabildi. Küvözdeki hayatından sıyrılıp inşallah çok yakın zamanda evinde, annesinin sıcacık kucağında yerini alacak. Çok şanslı bir bebek olacak Öykü. Çok güçlü ve sevgi dolu bir anneye sahip, onu çok seven bir babası, çok komik bir halası (ki o da arkadaşım), onu emzirmeye niyetli bir kuzeni var. Ve onu yıllardır bekleyen çok seven ailesinin diğer üyeleri ve yine çok sevecek olan bizler. Annesi benim çok çok eski can arkadaşım, umarım Öykü ile Ela da çok güzel arkadaşlık kurup onlar da kardeş gibi yakın olurlar. 2009 bizim için güzel başlamıştı, Öykü bebekle güzel bitiyor.

————————————————————————————-
Önümüzdeki seneden beklentilerim
(bakalım 1 yıl sonra bu satırlara baktığımızda hangileri gerçekleşmiş)

1. Mutlaka Zayıflamak
2. Evimize taşınmak.
3. Sağlık, sağlık sağlık -küçükden büyüğe hepimiz için – 2010 bize iyi davransın lütfen.
4. Az çalışmak, çok kazanmak
5. Yeni bir bebek (en azından karında)
6. Çok gezmek, az oturmak, çok seyahat etmek
7. Daha çok eğlenmek, daha çok arkadaşlarla vakit geçirmek
8. Eşimle daha da keyifli vakit geçirmek
9. Kızımı hep eğlenirken, mutlu görmek
10. 1 kere de olsa yurtdışına seyahate gitmek
11. Kayak olayını çözmek
12. Yardıma ihtiyacı olan herkese özellikle çocuklara yardım etmek
—————————————————————————-
2010 herkes için çok keyifli ve sağlıklı geçen bir yıl olsun.. Mutlu yıllar

Aralık 31, 2009 Posted by | bebek, Ben, Ev | 7 Yorum

Home Sweet Home

Son 1 yıldır cocamla ıncık cıncık sürekli ev arıyorduk.. Onun içi güzel değil, bu alt kat su üst kat derken. Begendigimize paramız yetmez begenmediklerimiz uygunken ve ben artık vazgecme noktasına gelmişken. Sonunda ikimizin de sevdiği beğendiği içine girer girmez hoşumuza giden bir ev bulduk. Geçen hafta inanılmaz koşuşturmalı geçti ve sonunda evimizi aldık. Daha taşınmamıza var çünkü içinin dolapları falan yapılıcak. Ama hiç önemli değil. İnşallah sağlıkla cocam ve kızımla içinde oturmamız nasip olur.. Evimiz Başkent Üni.’ye yakın, site içinde ve çok sükürki Ela’yı rahatlıkla dışarı salabileceğim şekilde kapalı güvenlikli ve kendi çocuk parkı var. Sabırsızlıkla taşınmayı bekliyorum. Ama daha 4 ay daha pek mümkün gözükmüyor. Sağlık olsun.

Bu arada coca cuma günü yine İrlanda’ya gitti. Bu adamın aniden yarın gidiyorumları beni bitirecek. Neyse biz de Ela ile cumartesi günü sosyalleştik. Bu çılgın gün de başka bir yazıyla..

Temmuz 5, 2009 Posted by | Ev | 5 Yorum