Elanın Uydusu Ece

Just another WordPress.com site

Okumak Başta Gelir


Evde zaman geçiriyorsanız çocuğunuza yapabileceğiniz EN İYİ şey ona okumaktır. Düz ve basit. Yaşı kaç olursa olsun, çocuklar yüksek sesle okunmaktan çok çok fayda görürler. Çocuğunuz küçükse benim yaptığım gibi renkli kitap sayfalarına bakarak uydurmak da buna dahil. Okumanın eğlenceli bir aktivite olduğunu onlara öğretmeye yardım ederken, dinleme ve anlama becerilerini geliştirir, sözcük dağarcığını artırır, erken konuşmaya faydası olur, hafızayı geliştirir, eğlenceli vakit geçirir ve daha bir çok..

Okullarda da yüksek sesle okumak hergün yapılan bir aktivitedir. Peki neden evde yapmayalım? Her gün? Evet, her allahın günü. Evet! HERGÜN! Tüm meşgul aileler duyun, tutarlı bir yüksek sesle okuma aktivitesi rutini faydalı olur. Yatak zamanı çok seçilen bir zamandır, ama kahvaltı zamanı da hoş olabilir. Peki neden banyo zamanı olmasın? Annem bana yemek yerken kitap okurdu. Pippi Longstockings tüm sebzelerimi yememi sağlardı. “Tamam bir kısım daha ama ancak kerevizini bitirirsen”. Ne pazarlık dönüyormuş ama.

Ne kadar sıkıştırmak zorunda kalırsanız kalın, mutlaka atlamayın. Buna ayırdığınız zaman paha biçilmez.

Ekstra not – Çocuğunuza siz kendi kendinize okurken sizi gözlemesi için fırsat da verin. Model olma çok güçlü bir öğretme aygıtıdır ve çocuğun ebeveynleri birer okuyan olarak gözlemlemesi daha çok kitap okumasına faydalı olacaktır.

Reklamlar

Ocak 20, 2010 Posted by | Aktivite, gelişim, Kitap | 5 Yorum

Dişi Yakarış

Dişi Yakarış

Moonwalker eğilmesi

Karate Kid 8.5

Çok süper maceralı yolculuktan sonra Side’de 4 gün geçirdik. Bu sürede Ela hanım bolca denize girdi. Keyfimize baktık. Baba insan yine çalışmak zorunda kaldığı için baya bi süre yanımızda değil bilgisayarı ile beraberdi ama olsun yine de Ela ile baya vakit geçirebildi. Beraber havuzlara girdiler, daha çok yakınlaştılar.

Bu arada tüm yaşı büyük insanlardan Ela’nın üşüyeceği, hasta olacağı ile ilgili azarlar yedim.
Buna yoldan geçen simitçi ve Alman bir teyze bile dahil… Hatta iskelede balık tutan bi adam öğlen saatinde herkes mayolu iken Ela çıplak dolaştığı için bana “bu çocuk üşür” dedi. Ben dumur kardeşim bu sıcakta manyakmısınız neden bu çocuğun başına güneş geçer, sıcaktan koruyun diyen yok.. Bir de “ayakları çıplak gaz yapar” diyenler var. Bir kere bu çocuk ayağında ayakkabı tutturmuyor, ben giydiriyorum o çıkarıyor, ikincisi ben manyakmıyım bebeğimi hasta etmek isteyim. Hem size ne… İnsanlar delirmiş. Üşütme çılgınlığı plaja bile vurmuş. Çok fena içime daral getiriyorlar. Sanırım yakında ağır konuşmaya başlıyacağım. Herneyse.
Side’den sonra fotoğraftaki Adrasan’daki cennete geldik. Burayı internetten bulmuştum. Her zaman olduğu gibi 8000 tane yorum okuyarak burayı seçtim ama gerçekten iyi bir seçimmiş. Club Sun Village Adrasan’da ormanın içinde sakin bir tatil köycüğü vari butik otel. Ahşaptan evler büyük bir alana açılıyor ve bu bahçe de havuzlar da çok güzel. Gece olunca çok sessiz oluyor yani bebekle gitmek için çok hoş biryer. Ve yemekleri ve hizmet harika. Bir kere açık büfe olmadığı için yemeklerin lezzetleri tartışılmaz sanırım kilo problemime biraz sekte uğrattı burası. Hizmet de ayrı güzel. Neyse bu gereksiz reklam sanırım hala orda olmayı istediğimi gösteriyor.
Çok sakin bir tatil geçirmemize rağmen son 2 gündür Ela tam bir dişi yakarış durumuna geçti. Çok güleryüzlü bir bebek olmasına rağmen huysuzluğu tavan yaptı. Neye yoracağımı bilemiyorum ama kendisine yardımcı olmaya çalışıyoruz. Bunun yanında algılarında bir atlama oldu diyebilirim. Bu 1 haftalık tatilde söylediği kelimeler çok arttı. Tam bir taklit olayına girdi.
Altı, Bir, Cadı, geldik, bitti, bebek kelimelerini çok şirin bir şekilde söylemeye başladı. Havuza ve denize girdiğinde gereksiz özgüven gösterdi. Elimizi falan itip kendisi yürümeye çalıştı. İlk kez bir köpeği sevme cesareti gösterdi. Özet olarak uzun zamandır çekirdek aile olarak yapamadığımız tatili yaptık.. Çok da güzel oldu.

Bu dişi yakarış yüzünden dönüşte bir maceraya atılmaya cesaret edemedik. 2000 metreye çıkmaya cesaret edebiliyoruz ama bir çocuğun huysuzluğu gözümüzü korkutuyor. Bu çocuklarda acaip bir güç var. Korktuğumuz kadar varmış. Giderken gıkını çıkarmayan melek kızımız dönüşte arızaya geçti. Zorlu bir yolculuktan sonra evimize geldik. Umarım sadece psikolojik olarak zor bir gün geçirmiştir, her yolculuktan sonra çocuklar hasta olur sözünü doğrulatmasını istemiyorum.

Bir kitabı sevmediğim o kitabın sayfalarını atlamamdan belli olur. Acaba sonrası iyimidir diye bu kitaba bir şans vermeye çalıştım. Ama çok dandikti. Bir de çok satanlar arasında, ben bir halt anlamadım. Elmasçıları mı anlatıyor, nasıl para kazanılır onu mu bilemiyorum.. Beni acaip baydı. 1 günde elimden attım. Önermiyorum.

Eylül 26, 2009 Posted by | 15.ay, Bebekle Gidilecek Mekan, Kitap, Tatil | 4 Yorum

1 çok geç…

Benim akıllı kızım özgür ruh Ela Naz 1 yaşında emziğe başlamaya karar verdi. Çok minikken verdik püskürttü, 3-4 aylıkken verdik geri itti. 6 aylıkken denedik yine istemedi. 1 yaşını geçeli 15 gün olmuşken nerden buldugunu bile anlamadım almış emziği ağzına. 2 gündür sürekli ağzında. Herkesin emziği bıraktırmaya çalışacağı zamanlarda bizim tersigüzah yeni başladı. A benim güzel kızım 1 çok geç..
Ağzından çıkarıp gülüp geri ağzına alıyor.. 🙂

Annesinin terlikleri, büyük çatalları derken en son takıntısı babasının t-shirtu. Bizim Ela’ya artık birşey almamıza gerek yok. Ela artık kreasyonlarını bizim kıyafetlerimizden oluşturacak.

Ve hafta sonu biz de Çıtır Simit’i keşfettik sonunda. Arkadaşım İrem’in kızı İdil ve Ela hayvanların peşinde koştu. Tavşanlara marul verdiler. Köpeklere haf haf yaptılar. Sonuçta çok eğlendiler. Ela yine olmadık heryere tırmanmaya devam ediyor. Herkesin topunu kapmaya çalışması ve kendinden büyük çocukları ağlatması da yeni huyları arasında.. Sakin bir gün geçiremeyeceğimize inancım artık tam..Bu kitap resmi yanlışlıkla mı girmiş buraya.. Hayır hayır…
Beni bilenler bilir. Romantiklikin tik kısmından bile nasibimi almamışım. Aşk kitaplarını hayatımın hiçbir döneminde okumadım. Aklım fikrim macera kitaplarında, Bilim-kurgu dizilerinde, hangi selaleye gitsek de kaynak sularına kadar taban tepsek sonra da girsek kaynaga donsakdadır. Geyiği son raddesine getirir bir de durduramam kendimi. Neyse ama son zamanlarda bol bol okudugum alternatif cocuk egitimi kitaplarının da aksine bu sefer Elif Şafak’ın “Aşk” isimli kitabını okudum. Kuzenimin zorlamasıyla oldugunu belirtmeliyim. Ama ben bayıldım bu kitaba. Ask’ı bildigimiz erkek kadın askının dısında da anlatıyor. Mevlana’yı ve Sufi’ligi yazmıs. Birleşik bir kurguyla 2 farklı hikaye anlatıyor. Kitap içinde kitap yazmış. Ben değişmedim bu kitap romantik degil. Bu kitap cok farklı bir hikaye anlatıyor.. Su sıralar yaz, tatilde okumak için de birebir. Herkese deniz kenarında tavsiye ederim..

Temmuz 27, 2009 Posted by | 1 yaş, Kitap | 6 Yorum