Elanın Uydusu Ece

Just another WordPress.com site

Belki Çocuk Bile Yapmazdık

Sorumlulukda Daha İyi Olsaydık Belki Çocuk Bile Yapmazdık

“Çocuklara Sorumluluk Öğretmek” Hakkında Konuşalım mı.

Kim bu işden sorumlu gerçekte? Öğretmenler mi. Çocukları okula yazdırmayı unutmadıysanız öyle. Yoksa kediler. Eğer ev kediniz yoksa, geleceğimiz olan çocuklara sorumluluk öğretme görevi size düşüyor. Yani temelde hepimiz ayvayı yedik.

Biliyorum.Burda savunma durumuna geçiyorsunuz ve çocuklarınıza sorumluluk öğrettiğinizde ısrar ediyorsunuz ama gerçekten, sorumluluk sahibi olmaktaki ilk adım sorumlu olmadığınızı kabul etmektir, yani derin bir nefes alın ve burdan başlayın.* İlk başta sorumlu olmanın ne kadar zor olduğunu biliyorum, ve aslında, bununla ilgili daha önce yazıcaktım 6 ay önce taşınınca kutuladığım birşeyler elime geçtiğinde dikkatim dağıldı ve unutmuş olabilirim. Neyse diyeceğim o ki. Sizi yargılamak için yazmıyorum. Size yardım etmek için yazıyorum. Tabii benden daha az sorumlu değilseniz o zaman sizi gerçekten yargılarım.

Yediğimin uzmanları çocuklara sorumluluğu öğretmenin en iyi yolunun bir ebeveyn olarak güzel bir örnek olmak olduğunu söylüyor ama dürüst olalım bu hayvan gibi iş gerektirir ve ben de bunun yerine çocuğunuza ailedeki sorumluluk sahibi olanın o olduğunu bir seri dersi dramatize ederek aşılamayı öneriyorum.

1. Çocuğunuza evcil bir hamster alın. Bir de aynı hamsterdan ölü bir tane alın ve derin dondurucuya saklayın. Ne zaman çocuk odasını temizlemeyi reddeder veya yemekleri ağzından yere atarsa, canlı hamsterı ölü olanla değiştirin. Ve hamsterın, onun sorumsuzluğu yüzünden üzüntüden ölmüş olması gerektiğini anlatın. Bir kaç saatlik matemden sonra, ölü hamsterı canlı olanla değiştirin ve çocuğunuzun pişmanlık gözyaşlarının hamsterını hayata döndürdüğünü ama o sorumsuzluğuna devam ederse hamsterın bir daha dönmemek üzere gideceğini söyleyerek iyice dramatize ederek oynayın. Bu hem hayvan için hem de diğer insanların iyilliği için sorumluluk öğretir.
2. Mutfak masasında küçük yangınlar çıkarın ve bakın bakalım ne kadar zamanda farkedip söndürecek. Eğer 10 dk’dan çok sürerse onları cezalandırmanız ve yeni bir masa almanız gerekir. Asbest’den yapılan bir tane tavsiye ederim çünkü yanması zor olur. Yemesi çok da güzel değildir tabii ama bunlar bir ebeveyn olarak yapmanız gereken fedakarlıklardır. Bir de, DVD kolleksiyonunuzun ortalıkta olmadığından emin olun çünkü halınızda eriyip yapışacaktır ve o kısmı halıdan makasla kesip çıkarmak zorunda kalacaksınız çünkü hiç birşey o eriyiği halıdan çıkaramaz. Gerçekten. Yangın için bir bahane yaratmanıza gerek yok ama suçu sizden alacak bir tane bulursanız tabii iyi olur. Kişisel olarak ben afacan bir perinin yaptığını çünkü ayakkabılarını salonun ortasına kadar getirdiği için ona kızgın olduğunu söylerdim.
3. Çocuklarınızı zorla azat edin. Çocuklarınıza 5 yaşından sonra yaptığınız herhangi birşey onları yumuşak ve bağımlı olmaları için çalışır, yani çocuklarınıza bir iyilik yapın evi bir an önce terketmeleri için elinizden geleni yapın. Birçok insanın bu basamakda kafası karışır ve çocuklarını evlatlık verebilirler fakat bu sadece sorumsuzluktur ve çocuğunuza sorumluluğu kendinizinkinden yan çizerek öğretmeniz mümkün değil. Onun yerine çocuğunuzu yakınlarda bir kasabada oturtun veya kirasını ödeyemezse çimbiçme makinasının yanında sundurmaya da yerleştirebilirsiniz. Eğer çocuğunuz 3 yaşın altındaysa, çimbiçme makinasını ordan almalısınız çünkü keskin bıçaklar küçük çocukların yanında tehlikelidir ve aynı zamanda bu çimbiçme makinası için de iyi olmaz. Birçok küçük çocuk bir bahçe sundurmasında yaşayabilecek sorumluluğa sahip değildir, yani eğer sizinki orda yaşayabiliyorsa, tebrikler valla çünkü yaşına göre gerçekten fazla gelişmiş olmalılar. Siz de çok gurur duyuyorsunuzdur. Böylece sorumlu olmaktaki üç noktalı dersimiz bitiyor. Aslında 4 nokta yazıcaktım ama kötü bir ruh dördüncüyü sildi çünkü birisi kurabiye kavanozumuzu açık bırakmış ve şimdi kavanoz boş. Kim ki ruh. Tahmini olan.
Güncelleme: Çüş yani. Size bir özür borçluyum. Yanımdaki kişi bana dedi ki ”kabullenmek” alkoliklikle savaşta ilk basamaktır, kendi sorumsuzluğunu kabul etmekde değil. Yani temelde bu tüm ders bir yalan üzerine kurulmuştur ve size hiç bir yararı yoktur. Alkolik değilseniz tabii. O zaman sizi tedavi etmiş olabilirim. Hoşgeldiniz, alkolikler.
Not: Bu ders çok ciddi bir ders değildir. 2 çocuklu lohusa bir annenin yazdığı bir derstir. Benim ruh halimde ciddiye alanlar olur diye yazıyorum, beni ciddiye almayın.

Reklamlar

Şubat 1, 2011 Posted by | mizah, zırva | Yorum bırakın

O an

Asansördeki o an var ya hani birisi için asansörün kapısını tutmazsın ama onlar asansörün düğmesine basarlar ve birden kapılar tekrar açılır ve bir anda içeri girerler ve sana ”Sen bir hayvansın” bakışı atarlar ve sen de aslında bilirsin ki haklılar, sen bir hayvansın ama aynı zamanda acelen vardır ve elinde içleri dolu 45 tane market torbası vardır ve bir ton ağırlığındadırlar ve sen çok yorgunsundur ve çişin de gelmiştir. Biliyormusun bu iş bir kişiyle başlar ama nerde biteceğini hiç bilemezsin, kapıyı bir kanı donuk idiot için tutarsın ve onlar bir sonraki kağnılar için tutarlar ve sonunda farkedersin ki aslında 15. katta evine çıkmak için merdivenleri kullansan daha hızlı olacaktır fakat artık çok geçtir ve şimdi bir asansörde senden nefret eden bir insanla takılıp kalmışsındır ve tüm o kötü hisler kafanın etrafında dönüp durmaktadır ve kendini suçlu hissedersin ve o diğer insanı suçlamak zorundasındır ve çok garip bir atmosferdir kimse konuşmaz ve herkes ya tepeye ya ayaklara ya da asansörün katlarını gösteren levhaya bakıp bir an önce gelmek ister yani gerilim yüksektir ve sen çok sinirli, üzgün ve aldatılmış hissedersin. Mesanende hoşnutsuz bir basınçla sinirlerin gereksizce bozulmuş bir şekilde yukarı çıkarsın. Asansörden kızgınca çıkarken, market torbalarını son bir kez yüklenirsin insan ırkından nefret edersin ve arkandan o yabancı, kapıyı onun için tutmadığın komşu seslenir ve nefret ede ede ”İyi akşamlar” der ve sen de utanarak ”Size de” diye mırıldanırsın ve daha da büyük bir hayvan gibi hissedersin. Çünkü aslında asosyalliğinle ve o anki sıkıntılı durumunun verdiği gereksizce aşırı sinirlenmenle sen gerçekten bir hayvansın. İşte o andan nefret ediyorum.

Aralık 27, 2010 Posted by | eğlence, mizah, zırva | 4 Yorum